KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/16320 E., 2019/14228 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan ... Rektörlüğü vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının yıllık izin ücreti alacağı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı olup olmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü, işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile ispatlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Somut uyuşmazlıkta davacı işçi, 2004-2011 yılları arasında kullanmadığı altı yıllık izin ücreti alacağının bulunduğunu ileri sürerek izin alacağı talep etmiştir. Bilirkişi raporunda davacının davalı işyerinde 09.03.2004-04.04.2015 tarihleri arasında çalıştığı, 190 gün izin hakkı bulunduğu, bu iznin 29 gününü kullandığına dair belge sunulduğu bu sebeple bakiye 161 gün karşılığı izin ücretine hak kazandığı sonucuna varılmış olup, mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda yıllık izin alacağı hüküm altına alınmıştır. Ne var ki, davacı 2004-2011 yılları arasında kullanmadığı altı yıllık izin ücreti alacağının bulunduğunu beyan etmiş olup, davacının bu beyanı dikkate alınmaksızın, talep aşılarak sadece 29 günün mahsubu ile yıllık izin ücreti hesaplanması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/16320, K. 2019/14228, 26 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama