KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/16408 E., 2019/13841 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız olarak işverence feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile ödenmediğini iddia ettiği bir kısım işçilik alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; zamanaşımı def'inde bulunmuş, davacı iddialarını inkar ederek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılamaya ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, yasal süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Taraflar arasında davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, davacı iş sözleşmesinin 11.10.2014 tarihinde haksız olarak işverence feshedildiğini ileri sürerken; davalı yan, davacının istifa dilekçesi sunarak işten ayrıldığını beyanla işçi feshinin haklı nedene dayanmadığını savunmuştur. Mahkemece, 4857 sayılı Kanun'un 24. maddesince ödenmeyen işçilik alacaklarının bulunması sebebi ile davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği kabul edilmiştir.
Ancak mahkemece bu kanıya varılırken, davalı savunmasına dayanak olan, davacının imzasını içerir ve işyerinden şahsi nedenlerle 12.10.2014 tarihinde ayrılmak istediğini belirtir dilekçeye ilişkin olarak bu dilekçede yer alan imzanın davacıya ait olup olmadığı, anılan dilekçede belirtilen şahsi nedenlerin kapsamına yönelik iradesi ile dava dilekçesindeki feshe yönelik iddiasının açıklığa kavuşturulması açısından davacı isticvap edilmeksizin değerlendirme yapılması isabetsizdir.
Eksik inceleme ile hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/16408, K. 2019/13841, 24 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama