KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/18416 E., 2016/23251 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
640 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinn davalı iş yerinde 24.07.2013-23.07.2015 tarihleri arasında ... ... Dağıtım A.Ş. bünyesinde alt işveren ... Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.'nde güvenlik görevlisi olarak hizmet verdiğini, işinin haksız bir şekilde asıl işverenin talimatıyla alt işveren tarafından sona erdirildiğini, müvekkilinin iş sözleşmesinin feshinin geçerli kılan bir durum ve haklı bir sebep bulunmadığından iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğine ve davacının işine iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. vekili, davalılar arasında hizmet alımının belirli bir süreye bağlanmasının bir sonucu olarak da davacı ile müvekkil şirket arasında belirli süreli iş sözleşmesinin akdedildiğini,işe iade davaları sıkı şekil kurallarına bağlanmış davalardan olup özünde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçilere tanınan bir kanuni hak olduğunu, müvekkili şirketten önce herhangi bir çalışmasının bulunmadığını kanuni dayanaktan yoksul olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmitir.
Davalı ...Ş. vekili, davacının 24.07.2013-23.07.2015 tarihleri arasında davalı müvekkili şirkette çalışmaya devam ettiğini, ihale şirketleri arasında imzalanan hizmet alım sözlemelerinin tamamının süreli olup işçilerin yeni ihale şirketleri ile çalıştırılıp çalıştırılamayacağının belli olmadığını, şirketin sadece verilecek hizmet kapsamında yapılacak işin esaslarını düzenlediğini bunun dışında diğer davalı şirkette karşı hangi işçilerin çalıştırılacağı konusunda herhangi bir dayatma olmasının imkansız olduğunu,
alt işverenin işçi çıkarma yada işçi alma noktasında tasarruf yetkisinin bulunmadığnı ve asıl işverenden almış olduğu tüm talimatları yerine getirdiğini iddia ettiğini, işten çıkarmanın işçi alım ve çıkarmalarının müvekkili şirket tarafından yapıldığı iddiasının yerinde olmadığını davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Mahkemece feshin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatmama tazminatının beş aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
Hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı işverence feshin geçerli sebebe dayandığı ispatlanmadığından, mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması dosya içeriğine uygun olup, davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup; söz konusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre söz konusu tazminatın davacının beş aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesi hatalıdır. Fesih sebebine ve davacının kıdemine göre davacının dört aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/18416, K. 2016/23251, 13 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama