KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/20584 E., 2020/610 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili ile davalılardan ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, 13.11.2015 tarihinde ... Belediyesi'nde , ... İlköğretim Okulu'nda kalorifer ve temizlik işlerinde çalıştığını, daha sonra ihale ile işi alan şirketin işçisiymiş gibi belediyenin su arıza işlerinde çalıştırıldığını, ... Belediyesi'nin ...'ne katılmasından sonra maaşların eksik ödendiğini, bu nedenlerle de davacının iş akdini haklı olarak feshettiğini ve alacaklarını talep ettiğini ancak hak ve alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek davanın kabulü ile kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Belediye Başkanlığı vekili, haksız ve hukuki destekten yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, açılan davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere, tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu ve tanık beyanlarına göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili ve davalı belediye vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı işçinin hafta tatili ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.Hafta tatili gününde çalıştığını iddia eden işçi norm kuramı uyarınca bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir.
Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan hafta tatili ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, hafta tatilinde çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilir.Hafta tatillerinde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir.
Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Mahkemece, davacının haftalık tatillerinin kullandırıldığı anlaşıldığından hafta tatili ücreti alacağının reddine karar verilmiştir.
Tanık beyanlarının değerlendirilmesi ve yapılan işin niteliğine göre davacının civar olarak çalıştığı yaz aylarındaki 4 aylık dönem için ayda üç hafta pazar günü dahil çalıştığı kabul edilerek hafta tatili alacağının hesaplanması gerekir.
3- Taraflar arasındaki bir diğer uyuşmazlık konusu davacının ulusal bayram ve genel tatil alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir.
Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan bayram ve genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır.
Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir.Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir.
Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/20584, K. 2020/610, 16 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama