KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/21021 E., 2016/24510 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
623 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, sendika üyesi ve aynı zamanda işyeri sendika temsilcisi olan davacının davalı işyerinde 02.10.2012 ila 21.10.2014 tarihlerinde büro personeli olarak çalıştığını, davacının işverene karşı açtığı mobbing davası ile özel hayatın gizliliğini ihlal gerekçesi ile savcılığa yaptığı şikayet üzerine iş akdinin çeşitli gerekçelerle feshedildiğini, toplu iş sözleşmesindeki disiplin sürecinin işletilmediğini belirterek feshin geçersizliği ile işe iadesine ve temsil süresini aşmamak kaydıyla ücret ve diğer haklarının ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, iş sözleşmesinin haklı sebeplerle feshedildiğini, toplu iş sözleşmesinde derhal fesih hakkı doğması halinde ne olacağı açıkça yer almadığı gibi davacının kasıtlı davranışları üzerine iş akdinin derhal feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, her ne kadar yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesindeki disiplin süreci işletilmemiş ise de bu hususun haklı fesih olgusunu ortadan kaldıracak usuli eksiklik olup, geçerli fesih olgusunu etkilemeyeceği, davacının tespit edilen davranışları karşısında işverenden iş sözleşmesini sürdürmesinin beklenemeyeceği, bu olgulara göre iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İşyeri sendika temsilcileri yönünden 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 24. maddesinde bir takım güvenceler öngörülmüştür. Sözü edilen maddenin ilk fıkrasında işverenin, işyeri sendika temsilcilerinin iş sözleşmelerini haklı bir sebep olmadıkça ve sebebini yazılı olarak açık ve kesin şekilde belirtmedikçe feshedemeyeceği, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde, temsilci veya üyesi bulunduğu sendikanın dava açabileceği düzenlenmiştir.
Söz konusu maddenin üçüncü fıkrasında ise, işyeri sendika temsilcisinin işe iadesine karar verildiği takdirde feshin geçersiz sayılarak temsilcilik süresini aşmamak kaydıyla fesih tarihi ile kararın kesinleşme tarihi arasındaki ücret ve diğer haklarının ödeneceği, kararın kesinleşmesinden itibaren altı iş günü içinde temsilcinin işe başvurması şartıyla, altı iş günü içinde işe başlatılmaması hâlinde, iş ilişkisinin devam ettiği kabul edilerek ücreti ve diğer haklarının temsilcilik süresince ödenmeye devam edeceği hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda davacı işyeri sendika temsilcisidir ve iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedilmediği mahkemenin de kabulündedir. Sendika temsilcilerine dair bu özel düzenleme gereğince davacının işe iadesine karar verilmesi gerekirken reddi hatalıdır. Ayrıca 6356 sayılı Kanun'un 24. maddesinde işyeri sendika temsilcisinin işe iadesine karar verildiği takdirde feshin geçersiz sayılarak temsilcilik süresini aşmamak kaydıyla fesih tarihi ile kararın kesinleşme tarihi arasındaki ücret ve diğer haklarının ödenmesi gerektiği ve kararın kesinleşmesinden itibaren altı iş günü içinde temsilcinin işe başvurması şartıyla, altı iş günü içinde işe başlatılmaması hâlinde, iş ilişkisinin devam ettiği kabul edilerek ücreti ve diğer haklarının temsilcilik süresince ödenmeye devam edeceği belirtilmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/21021, K. 2016/24510, 3 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama