KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/21484 E., 2019/19949 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
543 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan Maliye Bakanlığı vekili ile ... Özel Güvenlik Sistemleri Ticaret ve Sanayii Limited Şirketi vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; iş sözleşmesinin haklı bir neden olmaksızın sonlandırıldığını öne sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekilleri, davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davalılardan Maliye Bakanlığı ve ...İnşaat Özel Güvenlik Sistemleri Ticaret ve Sanayii Limited Şirketi vekilleri tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle temyiz edenin sıfatına göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece kıdem tazminatı alacağından ... Ltd. Şti., .... Ltd. Şti. ve ... Ltd. Şti. şirketlerinin davalı Maliye Bakanlığı ile müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu miktarlar da hüküm yerinde gösterilmiş ise de; bu şirketler davada taraf olmadığından aleyhlerine sonuç doğuracak şekilde hüküm kurulması hatalıdır. Öte yandan, davalı ...İnşaat Özel Güvenlik Sistemleri Ticaret ve Sanayii Limited Şirketi son alt işveren olarak tüm kıdem tazminatı tutarından davalı Maliye Bakanlığı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Ayrıca, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesi gereğince; “ (1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.”
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece dava değerine göre davalılar yararına avukatlık ücretine hükmedilmediği belirtilmiştir. Ne var ki; davada reddedilen toplam miktara göre kendisini vekil ile temsil eden davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Davada reddedilen toplam miktar 50,00 TL’dir. Bu nedenle hükmü temyiz eden davalılar yararına reddedilen miktara göre avukatlık ücreti takdir edilmelidir.
Mahkemece belirtilen hususların gözetilmemesi hatalı olup bozma nedeni ise de; yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/21484, K. 2019/19949, 24 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama