KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/21827 E., 2019/19654 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı ve geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalının Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının aylık ücret miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, davacı işçi, davalıya ait işyerinde 9 yıl 1 ay 20 gün süreyle makine operatörü olarak net 1.780,00 TL aylık ücretle çalıştığını, Sosyal Güvenlik Kurumuna primlerinin düşük bildirildiğini iddia etmiştir. Dosyada bulunan aylık ücret bordrolarında davacının ücretinin net 1.100,00 TL olduğu görülmekte olup, mahkemece bordrodaki ücrete göre yapılan hesaplama doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
Dosyada dinlenen davacı tanıkları davacıyı doğrulamış, davalı tanıklarından ... ise, maaşların asgari ücret tutarındaki kısmın bankadan kalanın elden ödendiğini beyan etmiştir. Bu durumda, davacının kıdemi, yaptığı iş, davalı tanık beyanı ve dosya kapsamındaki tüm belgelere göre davacının aylık ücretinin net 1.780,00 TL olduğu kabul edilerek bu doğrultuda yapılan hesaba göre hüküm kurulması doğru olacaktır. Hükmün bu nedenle bozulması gerekmektedir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/21827, K. 2019/19654, 22 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama