KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/22228 E., 2019/20457 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 1990 yılında davalı işyerinde mühendis olarak işe başladığını, 28.02.2005 tarihinde emekli olduğunu ve işyerinden ayrıldığını, daha sonra 01.11.2005 tarihinde davalı işyerinin yurtdışı şantiyesinde tekrar çalışmaya başladığını, 12.05.2006 tarihine kadar çalışmasının sürdüğünü, davacıya yıllık izin, hafta tatili ve fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini beyan ederek tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının ücret alacağının bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere göre ve bilirkişi raporu doğrultusunda, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık işçilik alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, ıslaha karşı ileri sürülen zamanaşımı itirazının değerlendirilmesi gerekip gerekmediği konusundadır.Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade eder.
Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu "eksik bir borç" haline dönüştürür ve "alacağın dava edilebilme özelliğini ortadan kaldırır.Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu incelemesi mümkün değildir.Uygulamada, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması, dava açma tekniği bakımından, tümü ihlal ya da inkâr olunan hakkın ancak bir bölümünün dava edilmesi, diğer bölümüne ait dava ve talep hakkının bazı sebeplerle geleceğe bırakılması anlamına gelir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ilkeye göre, kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olması, saklı tutulan kesim için zamanaşımını kesmez, zamanaşımı, alacağın yalnız kısmi dava konusu yapılan miktarı için kesilir.Somut olayda, Mahkemece, davacının ulusal bayram ve genel tatil, yıllık izin ile hafta tatili ücretlerinin ödenmediği kabul edilerek söz konusu ücret alacakları hüküm altına alınmıştır.
Ancak davalı taraf davacının ıslah dilekçesine karşı kanuni süre içerisinde zamanaşımı savunmasında bulunmuştur.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/22228, K. 2019/20457, 6 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama