KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/22367 E., 2019/21006 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, ödenmeyen işçilik alacaklarını talep etmesi üzerine iş sözleşemsine işverence haksız yere son verildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacağının tahsilini istemiştir.Davalı, davanın reddini istemiştir.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından süresinde temyizi sonrasında, 10.06.2016 tarihli ek karar ile davalı vekilinin temyiz isteminin muhtıraya rağmen yasal yedi günlük süre geçtikten sonra temyiz harçlarının yatırılması sebebi ile reddine karar verilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun “Belli bir yerde veya evde meslek ve sanat icrası” başlıklı 17. maddesine göre “Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.”Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin “Meslek ve sanat erbabına tebligat” başlıklı 26. maddesine göre ise “(1) Belirli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenlere,
o yerde de tebligat yapılabilir. (2) Muhatabın işyerinde bulunmaması halinde tebliğ, aynı yerde sürekli olarak çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. (3) Muhatap, meslek veya sanatını konutunda icra ediyorsa, kendisi bulunmadığı takdirde memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.
Bunlardan hiç birinin bulunmaması durumunda tebliğ, aynı konutta sürekli olarak oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.”Somut olayda, davalı bakımından temyiz harçlarının tamamlanmasına ilişkin muhtıra davalı vekilinin şehirdışında olduğu belirtilmek suretiyle aynı çatı altında çalışan iş arkadaşı sıfatıyla ... adına ve imzasına 31.05.2016 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, bahse konu kişinin daimi memur veya müstahdem sıfatını haiz olmadığı ve bu sebeple muhtıranın tebliğinin usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla;
davalı bakımından temyiz isteminin reddine dair karar tesisi hatalı olup, Mahkemece verilen 10.06.2016 tarihli EK KARARIN BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA karar verildi.Hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/22367, K. 2019/21006, 13 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama