KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/22404 E., 2019/20594 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, iş sözleşmesine haklı bir neden olmadan son verildiğini öne sürerek kıdem ve ihbar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere göre ve bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Taraflar arasında davanın tam mı kısmen kabul edildiği ve buna göre avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin doğru şekilde hüküm altına alınıp alınmadığı ve hükmün infazı mümkün şekilde kurulup kurulmadığı konularında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı taraf, 04.04.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile; "kıdem tazminatı talebini 14.623,94-TL, ihbar tazminatı talebini 6.325,20-TL olarak ıslah ettiğini" beyan etmiştir.
Mahkemece, 9.933,14 TL kıdem tazminatı, 4.296,32 TL ihbar tazminatı hüküm altına alınmakla, talepten daha aza hükmedilmesine karşın davanın kısmen kabulü yerine tam kabulü yönünde hüküm kurulmuş, yargılama giderleri kabul ve ret oranına göre bölüştürülmemiş ve davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmemiştir. Öte yandan.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundan hüküm altına alınan miktarların "brüt" tutarlar olduğu anlaşılmakta ise de; hüküm yerinde alacakların net mi yoksa brüt tutarlar mı olduğu açıkça belirtilmeyerek infazda tereddüt yaratılmıştır.
Tüm bu belirtilen yönler hatalı ise de; yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/8. maddesi uyarınca hükmün aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/22404, K. 2019/20594, 7 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama