KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/24750 E., 2016/25134 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
466 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin 10.08.2015 tarihi itibariyle işveren tarafından performans yetersizliği gerekçesiyle iş akdinin feshedildiğini, davalının davacıyı haklarını talep etmesinden dolayı kötüniyetle işten çıkardığını ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesini, kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için doğacak haklarının, işe başlatılmadığı takdirde yine yasal haklarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş akdinin, muhasebe biriminde personel sorumlusu olarak görev ve yetkilerini istenilen düzeyde yerine getirmemiş olması, performans yetersizliği ile ilgili muhtelif tarihlerde sözlü ve yazılı olarak ihtar edilmiş olmasına rağmen performansında herhangi bir gelişme kaydedilmemiş olması nedenleriyle 10.08.2015 tarihinde feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatmama tazminatının altı aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı işverence feshin geçerli nedene dayandığı kanıtlanmadığından, mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması dosya içeriğine uygun olup, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4857 sayılı Yasanın 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup; söz konusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre, söz konusu tazminatın davacının altı aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesi hatalıdır. Fesih sebebine ve davacının kıdemine göre davacının beş aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/24750, K. 2016/25134, 10 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama