KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/2582 E., 2019/150 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde sekreter olarak çalıştığını iş akdini haklı nedenle feshettiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret ve fazla çalışma ücreti alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının fesih bidirimi ile çıkışının yapıldığını, davacının ödenmeyen alacağının bulunmadığını, asıl amacının annesine bakmak olduğunu kıdem ve ihbar tazminatı alamayacağını fazla çalışma yapmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Safahatı:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Karar, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Fazla çalışma ve ücret alacağına yürütülecek faizin başlangıç tarihi taraflar arasında çekişmelidir. Dosya kapsamına göre davacının davalı tarafa gönderdiği 04.07.2013 tarihli fesih ihtarnamesi ile alacak talebinde de bulunduğundan fazla çalışma alacağı ve ödenmeyen haziran ayı ücreti bakımından 23.07.2013 tarihinde temerrüde düşürdüğü anlaşılmakla,
fazla çalışma alacağına ve ücret alacağına temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekli iken dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faize hükmedilmesi hatalı olup bozma sebebi ise de bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/2582, K. 2019/150, 8 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama