KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/26213 E., 2019/24377 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalıya ait işyerinde itifaiye olarak çalıştığı dönemde fazla çalışma yapmış olmasına rağmen ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz başvurusu :
Kararı davacı vekili gerekçeli temyiz dilekçesi sunarak, davalı vekili ise süre tutum dilekçesi ile temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve davalı tarafın temyiz dilekçesinin gerekçesiz olmasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Taraflar arasında davacının fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücretinde hakkaniyet indirimi yapılıp yapılmaması konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Somut olayda, fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil alacağı işveren belgelerine dayanılarak hesaplanmakla alacak tutarından hakkaniyet indirimi yapılmaması gerekirken aksine uygulama ile hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/26213, K. 2019/24377, 24 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama