KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/26814 E., 2020/340 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2020
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
407 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde temizlik işçisi olarak 03.09.2010-28.09.2014 tarihleri arasında değişen alt işveren şirketler nezdinde çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, husumet itirazı ve zamanaşımı def’inde bulunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.4857 sayılı Kanun'un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır.
Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir.
İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesinde, hakimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup madde uyarınca, hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.Somut uyuşmazlıkta, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda,
işveren tarafından davacıya yıllık izin kullandırıldığınının imzasını taşıyan izin defteri veya benzeri mahiyette bir belge ile ispatlanmadığı gerekçesiyle davacının 3 yıl hizmet karşılığı 42 gün yıllık izin ücretine hak kazandığı kabul edilerek yıllık izin ücreti alacağı hesaplanmıştır.
Ancak dosyaya sunulan 30.12.2013-02.01.2014, 13.08.2013-20.08.2013, 02.05.2013, 29.04.2013-30.04.2013 tarihleri arasında yıllık izin kullanmak isteğine dair imzalı yıllık izin talep formu, 30.12.2013-31.12.2013 ve 13.08.2013-20.08.2013 tarihlerine ilişkin imzalı puantaj kaydı ve yine ilgili aylara ilişkin kurum onaylı bordrolarda tahakkuk bulunduğundan davacı asilin çalışma süresi boyunca her yıl kaç gün yıllık izin kullandığı hususunda beyanı alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken,
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/26814, K. 2020/340, 15 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama