KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/26974 E., 2016/25633 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
543 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı iş yerinde 04.07.2006 tarihinde sekreter olarak hizmet akdi ile asgari ücretten işe başladığını, iki yıl sigortasının yapılmadığını, daha sonra SSK müfettişlerinin davalı iş yerine gelmesi üzerine sigortasını başlattıklarını, kendisini işten çıkarmak için baskı yaptıklarını, 03.12.2015 tarihinde rahatsızlığından dolayı raporlu iken iş akdini fesih ettiklerini beyan ederek işe iadesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının verilen görevleri hakkıyla yerine getirmediği için görevine son verildiğini, davacının psikolojik sorunları olduğundan dolayı müvekkili şirkete gelen ve telefonla arayan kişilere karşı davranış bozukluğundan, gelen kişilerin şikayetleri ve tepkileri üzerine işten çıkarıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı iş verenin iş akdinin feshinin haklı nedene dayandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesinin birinci fıkrasına göre işveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Fesih bildirimi yazılı yapılmamışsa veya fesih sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmemişse Aynı Kanun'un 21. maddesi gereğince geçerli sebep gösterilmediği kabul edilir.
4857 sayılı Kanun'un “İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı” başlığını taşıyan 25. maddesinin son fıkrasına göre işverenin haklı sebebe dayanarak iş sözleşmesini feshettiği durumda fesih bildiriminin yazılı yapılması şartı aranmaz.
Somut olayda; davacının, 04.07.2006 ile 03.12.2015 tarihleri arasında davalı iş yerinde sekreter olarak çalıştığı, davalı işverence, verilen görevleri yerine getirmediği, şirkete gelen ve telefonla arayan kişilere karşı davranışlarından dolayı şikayetlere sebep olduğundan bahisle işten çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda iş akdinin feshinin haklı nedene dayandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de dosya kapsamına göre davalı işverenin sözleşmeyi geçerli nedenle feshettiği anlaşılmaktadır. Davacının feshe konu davranışları geçerli nedenle fesih kapamında değerlendirilmiş ise de geçerli nedenle fesih için gerekli olan usulüne uygun yazılı fesih bildiminin bulunmaması nedeniyle geçerli bir fesihten söz etmek mümkün değildir.
Davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, iş akdinin feshinin haklı nedene dayandığına dair gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/26974, K. 2016/25633, 21 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama