KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2016/28005 E., 2020/9022 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
554 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin resmi olarak 1998 yılı Ekim ayından itibaren davalılar nezdinde ekmek fabrikasında ve belediyenin çeşitli birimlerinde şoför, fırın işçi sorumlusu vb. olarak çalıştığını, 01.12.2014 tarihinde emekli olarak işten ayrıldığını ileri sürerek kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içerisinde taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, belgelere ve tüm dosya kapsamına göre; davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacı lehine hükmedilen yargılama gideri ve harcın miktarı hususunda ihtilaf bulunmaktadır.Somut olayda, davacıya ait banka hesabına dava açıldıktan sonra işverence yıllık izin ücreti alacağının ödendiği hususu sabittir. Ödemenin dava açıldıktan sonra yapıldığı; dava açıldıktan sonra yapılan yıllık izin ücreti ödemesi nedeniyle talep edilen alacağın ödenen miktar bakımından konusuz kaldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yıllık izin alacağı yönünden ödeme nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yıllık izin ücreti alacağına ilişkin talebin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Öte yandan, mahkeme ilamının 7. nolu bendinde “Yargılama sırasında davacı tarafından yapılan 408,25 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 255,15 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,” şeklinde karar verilmiş ise de, davacı tarafça yatırılan harcın davalıdan tahsili yönünde olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafça talep edilen toplam alacak miktarı: 46.345,27 TL olup; hakkaniyet indirimi hariç reddedilen toplam alacak miktarı 3.245,87 TL’dir. Yıllık izin ücreti bakımından dava konusu miktarın davacıya dava açıldıktan sonra ödendiği dikkate alındığında bu miktar bakımından dava açılmasına sebebiyet veren davalının yargılama giderinden sorumlu tutulmaması da hatalı olmuştur.
Buna göre davacı tarafından yatırılan toplam 723,20 TL harcın, davanın kabul ve red oranına göre, 672,55 TL’nin davalılardan tahsili ile 50,65 TL’nin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemesi hatalı olmuştur.Ayrıca davacı tarafça yargılama aşamasında yapılan yargılama gideri toplamı 690,00 TL olup; davanın kabul ve red oranına göre, 641,67 TL’nin davalılardan tahsiline 48,33TL’nin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemesi hatalı olmuştur.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca düzelterek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/28005, K. 2020/9022, 8 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama