KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/28073 E., 2020/957 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının iş akdini emeklilik nedeniyle sona erdirdiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile yıllık izin alacağının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekilleri, davacının alacağının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi halinde bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği 1475 sayılı Kanun'un 14/11. maddesinde öngörülmüştür. O halde faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır. Ancak, yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma halinde 1475 sayılı Kanun'un 14/3. maddesine göre işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu belgelemesi şarttır. Bu halde faiz başlangıcı da anılan belgenin işverene verildiği tarih olmalıdır.
Somut olayda, iş sözleşmesi davacı tarafından emeklilik sebebiyle feshedilmiş olmakla beraber, Sosyal Güvenlik Kurumundan alınan emeklilik belgesinin davalılardan ... Endüstriyel Ltd. Şti.’ye verildiği dosya kapsamından sabit olup, diğer davalı ...İnternational Ltd. Şti.’ye verildiği ispatlanamamıştır. Bu nedenle davalı ... Ltd. Şti. bakımından kıdem tazminatı alacağına dava tarihinden faiz yürütülmesi gerekirken fesih tarihinden faiz yürütülmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Taraflar arasındaki diğer bir uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait alacağı bulunup bulunmadığına ilişkindir.4857 sayılı Kanun'un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır.
Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır.Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının çalışma dönemi boyunca hiç izin kullanmadığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır.
Ancak davacı tarafından imzalandığı iddia edilen yıllık izin talep dilekçeleri ve formları davalı tarafça dosyaya sunulmuş olup bu belgelerin dikkate alınmadığı görülmektedir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/28073, K. 2020/957, 22 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama