KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/28218 E., 2017/5277 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı vekilince istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.03.2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına vekili Avukat ... ile karşı taraf adına vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkili işçinin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta, mahkemece dosyaya sunulan ücret bordrolarındaki, fazla çalışma, hafta tatili, bayram tatili ve yıllık izin ücreti alacaklarına yönelik tahakkuklar, bordroların gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle mahsup edilmemiştir. Ne var ki, salt aylık ücret miktarı noktasında ücret bordrosunun gerçeği yansıtmaması durumu, bordrolardaki fazla çalışma, hafta tatili,bayram tatili ve yıllık izin ücreti tahakkuklarının ilgili alacaklar için hesaplanan tutarlardan mahsup edilmesine engel bir durum değildir. Bu halde, işçi imzasını taşımayan bordrolardaki tahakkukların banka aracılığıyla ödenip ödenmediğinin değerlendirilerek, tahakkuklar ödenmişse ilgili alacaklar için hesaplanan tutarlardan mahsup edilmelidir.
3-Mahkemece, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağında, bir önceki hükümde de, netleştirmede işçi payına düşen sosyal güvenlik prim kesintilerinin nazara alınmamış olduğu ve bir önceki hükmün davalı tarafça temyiz edilmemiş olduğu nazara alınarak, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının netleştirilmesinde, sadece damga ve gelir vergisi kesintileri düşülmüştür. Ancak, kanuni kesintiler kamu düzeninden olup, her aşamada, hatta infaz aşamasında dahi re’sen gözönünde bulundurulmalıdır. Anılan sebeple, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının net miktarının bulunmasında, damga ve gelir vergisi kesintilerinin yanı sıra, işçi payına düşen sosyal güvenlik prim kesintileri de düşülmelidir.
Yukarıda yazılı sebeplerden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/28218, K. 2017/5277, 14 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama