KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/29531 E., 2016/29038 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
574 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı işyerinde 05.11.2008 - 10.12.2014 tarihleri arasında tıbbi tanıtım mümessili olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin performans düşüklüğü ve tıbbi tanıtım için uygun olmayan durumlar gerekçe gösterilerek feshedildiğini, bu gerekçenin doğru olmadığını, işveren tarafından satış kotası konduğunu, bu kota konurken, bölgenin özelliklerinin dikkate alınmadığını ve davacının görüşünün sorulmadığını, feshin son çare olması ilkesine uyulmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 2014 yılı ocak ve şubat aylarında düşük performans sergilediği için kendisinden savunma istendiğini, 13.08.2014, 02.09.2014, 05.12.2014 tarihlerinde planladığı ve taahhüt ettiği ziyaretleri gerçekleştirmediğini, doktorların düzenli bilgi sahibi olamadıklarını, düşük performansın şirketin ticari durumunu sıkıntıya soktuğunu, iş ilişkisinin sürdürülmesinin şirketten beklenemeyeceğini, aynı şekilde çalışan tıbbi mümessillere göre davacının daha başarısız olduğunu, bu sebeple iş sözleşmesinin feshedildiği savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, kanuni dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
Dosya içeriğinden, 05.11.2008 tarihinden beri davalı işyerinde tıbbi mümessil olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin, 10.12.2014 tarihinde, düşük iş performansı, planlanan aylık ziyaretlerin gerçekleştirilmemesi, yapılan uyarılara olumlu cevap alınamaması gerekçesiyle geçerli nedenle feshedildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, mahkemece, performans değerlendirme kriterlerinin neler olduğu, satış kotası tutturma dışında performans ölçütü bulunup bulunmadığı hususunun tespit edilemediği, satış kotasının ise, satılan mamulün ilaç olduğu düşünüldüğünde, yalnızca davacının şahsi gayretine bağlı olmayıp, piyasa şartları, ilaç şirketinin ... ve bağlı kuruluşlarla yaptığı anlaşmalar gibi bir çok başka nedenin bulunduğu,
fesih tarihine kadar işveren tarafından verilen kotaları tutturmuş olduğu göz önünde bulundurulduğunda, daha sonra neden bu kotayı tutturamadığı hususunun, daha gerçekçi bakımdan araştırılması gerektiği, bu sebeple işveren tarafından feshin son çare olması ilkesine uyulmadığı, işyerinin başka bir yerinde görev teklif edilmediği, bu haliyle fesih sebeplerinin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, karar dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Davacının aylık çalışma planına uygun olarak gerçekleştirmesi gereken doktor ziyaretlerini belirli aralıklarla düzenli olarak gerçekleştirmediği böylelikle görevini gereği gibi yerine getirmediği dosya kapsamındaki tutanaklardan anlaşılmaktadır. Davacının davranışlarının işin yürütümünü bozucu nitelikte olduğu, işyerinde olumsuzluğa yol açtığı ve iş ilişkisinin sürdürülmesinin, işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği açıktır.
Bu anlamda, iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayandığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulü yönünde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/29531, K. 2016/29038, 22 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama