KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2016/30148 E., 2020/3449 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde kesimhane ve canlı askı bölümünde çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı bir neden olmadan feshedildiğini, davalı işverenden kırk günlük yıllık izin ücreti alacağı bulunduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının yıllık izin ücreti alacağının miktarı noktasında uyuşmazlık vardır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26. maddesine göre, hakim taleple bağlı olup talepten fazlasına karar veremez.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece davacının fesih tarihi itibariyle kullanmadığı 154 gün yıllık izni bulunduğu gerekçesiyle, 154 gün üzerinden hesaplanan izin ücreti alacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak davacı taraf dava dilekçesinde 40 günlük yıllık izin ücreti alacağı bulunduğunu beyan etmiş olup, Mahkemece talep aşılmak suretiyle hüküm kurulması yerinde görülmemiştir. Davacının dava dilekçesindeki talebi ile bağlı kalınarak 40 gün üzerinden hesaplanacak yıllık izin ücreti alacağının hüküm altına alınması gerekirken, yazılı gerekçe ile karar verilmesi hatalı olup, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/30148, K. 2020/3449, 25 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama