KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/3195 E., 2019/209 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
426 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı ...Ş. ile ... Üniversitesi vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Somut uyuşmazlıkta, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu kabul edilerek hükmedilen alacaklardan müştereken müteselsilen sorumlu tutulmaları yönünde karar verilmiş ise de, davalılardan ... Üniversitesinin harçtan muaf olduğunun gözetilmemesi hatalıdır.
3-Somut uyuşmazlıkta, davacı iş sözleşmesini emeklilik sebebiyle feshettiğini bildirmiş, Mahkemece hükmedilen kıdem tazminatına iş sözleşmesinin fesih tarihi olan 19.06.2013 tarihiden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Dava dilekçesi ekinde davalı şirkete hitaben yazılan emeklilik sebebiyle feshe ilişkin 19.06.2013 tarihli dilekçe bulunmakta ise de, dosya kapsamında anılan dilekçenin davalı şirkete tebliğ edildiğine dair bilgi veya belge bulunmadığı gibi, davalı şirket de kendisine herhangi bir başvuru yapılmadığını savunmuştur. Hal böyle iken, davalı alt işveren yönünden faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak kabulü gerekirken, aksi yönde karar verilmesi yerinde değildir.
Asıl işveren yönünden ise, davacı taraf 13.08.2013 tarihli dilekçe ile kıdem tazminatının ödenmesi talebi ile asıl işverene başvurduğunu ispatlamış olup, kıdem tazminatına uygulanacak faizin belirlenmesinde bu tarihin esas alınması gerekmektedir. Mahkemece belirtilen yönler dikkate alınmadan, faiz başlangıcı yönünden fesih tarihinin esas alınması hatalıdır.
Belirtilen yönler bozma sebebi ise de, yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/3195, K. 2019/209, 8 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama