KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/32920 E., 2017/598 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
744 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ve ...ve Müşteri .... vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, feshin geçersizliğine ve işe iade, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ...Ş. vekili, davacı ile davalı arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, davacının işvereninin ... ve Müşteri Hizmetleri A.Ş. olduğunu,...’nin müvekkili şirketten bağımsız bir şirket olduğunu, davanın husumet sebebiyle reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı Assist Rehberlik ve Müşteri Hizmetleri A.Ş. vekili, davacının uyarılara rağmen edimlerini yerine getirmediğini, bu sebeple iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece verilen işe iade kararı Dairemizce dosya içerisinde haklı feshe ilişkin taraf delilleri toplanmadığı, tanık deliline dayanılmasına rağmen taraf tanıklarının dinlenmediği, davacı hakkında tutulan tutanak içeriklerinin doğruluğu hususunda uzman teknik bilirkişi vasıtasıyla inceleme yapılması gerektiği belirtilerek bozulmuştur. Bozmaya uyan mahkemece yapılan yargılama sonucu davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı ve davalı .... ve Müşteri Hizmetleri A.Ş. temyiz etmiştir.
Gerekçe:
...-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı ...nin tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur.
4857 sayılı Kanun ile asıl işverenin, bu Kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir.
Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatili, yıllık izin, ikramiye, pirim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır. Kanunun kullandığı “birlikte sorumluluk” deyiminden tam teselsülün, dolayısı ile müşterek ve müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerekir.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden sözedilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte müteselsilen sorumluluğu vardır.
Somut uyuşmazlıkta, davalılar arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisi mevcut olup mahkemece feshin geçersizliğine ve işine iadesine karar verilmesi yerinde ise de hüküm yerinde hangi işverendeki iş yerine iade edildiğinin açıkça belirtilmemesi ile asıl işveren davalı ...Ş. hakkında davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi hatalıdır. Mahkemece verilen hükmün işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden her iki davalı şirketin müteselsilen sorumlu olduğuna dair karar verilmesi gerekirken davalılardan yalnız ...nin sorumlu tutulması hatalı olup bozmayı gerektirir.
4857 sayılı Kanun'un 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/32920, K. 2017/598, 23 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama