KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/33012 E., 2017/306 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- İŞE İADE
Karar Metni
699 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin geçerli ve haklı sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Her iki davalı vekili de, davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı işveren tarafından feshin geçerli veya haklı nedene dayandığı kanıtlanmadığından feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatmama tazminatının beş aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının ... Temizlik Güvenlik Hiz. Tur. İnş. Ltd. Şti.' deki işine iadesine karar verilmiş olması dosya içeriğine uygun olup, davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Somut olayda, 09.01.2015 tarihli fesih bildirimine göre, davacının iş akdi, 4857 sayılı İş Kanunu madde 25/II-e başlığı altında değerlendirilebilecek davranışlarının uzunca bir süredir devam etmesi nedeniyle bu maddeye göre bildirimsiz ve tazminatsız olarak feshedilmiş olup, aynı zamanda davalı işveren 09.12.2015 tarihli ihtarnamesi ile davacı işçiye devamsızlığını belgelemesi konusunda ihtarda bulunmuştur. Mahkemece işverenin fesih bildirimi ile bağlı olduğu dikkate alınmadan ve davalı işverenin davacının fesih sebebi olan doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışlarını ispatlayamadığından feshin geçersiz olduğunun kabulü gerekirken fesih gerekçesini davacının devamsızlığı olgusuna dayandırarak feshin geçersizliğine karar verilmesi hatalıdır.
Diğer yandan, 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup söz konusu tazminat belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz.
Dosya içeriğine göre söz konusu tazminatın davacının beş aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesi hatalıdır. Fesih sebebine ve davacının kıdemine göre davacının dört aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden söz edilemez. Asıl işverenin işe iade kararının mali sonuçlarından yukarıda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte müteselsilen sorumluluğu vardır.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece hükmün gerekçesinde davalılar arasında asıl- alt işveren ilişkisinin mevcut olduğunun belirtilmesine rağmen, hükümde davanın davalı ... Emlak Geliştirme ve Yatırım ve Yatırım Ldt. Şti. yönünden husumetten reddine karar verilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sadece davalı ... Hiz. Tur. İnş. Ltd. Şti.'nin sorumlu olduğuna hükmedilmesi, gerekçe ve hüküm uyuşmazlığına neden olduğundan hatalı olup bozmayı gerektirir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/33012, K. 2017/306, 17 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama