KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/4864 E., 2016/6966 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesinde geçen işletmenin, iş yerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak feshedildiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı işverence işletmesel kararın uygulanmasında tutarlı davranılmadığı ve feshin son çare olması ilkesine uyulmadığı gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az dört, en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. İş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz.
Dosya içeriğine göre davacı işçinin davalıya ait işyerinde sekiz yıldan fazla süredir çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacı işçinin kıdemine ve fesih sebebine göre mahkemece işe başlatmama tazminatının davacının dört aylık ücreti tutarında belirlenmesi doğru bulunmamıştır. Sözkonusu tazminatın davacının beş aylık ücreti tutarında belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı İş Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/4864, K. 2016/6966, 9 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama