KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/5312 E., 2019/2981 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
576 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı apartman yöneticiliğine ait apartmanda çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haklı bir sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek, ödenmeyen işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar Cevabının Özeti:
Davalılar davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar yasal süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflara arasında hükmedilen alacaklara uygulanacak faizin başlangıç tarihi noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, kıdem tazminatı dışındaki alacaklar yönünden, dava dilekçesi ile talep edilen miktarlar için 29.06.2011, ıslah dilekçesi ile talep edilen miktarlar için ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Ne var ki, davacının davalı apartman yöneticiliğine keşide ettiği 29.06.2011 tarihli ihtarname 30.06.2011 tarihinde Tebligat Kanunu’nun 20. maddesine göre kapıya yapıştırılmak suretiyle tebliğ edilmiştir.
Tebligat Kanunu’nun ilgili hükmüne göre, tebligat kapıya yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün sonra yapılmış sayılır. Davacı tarafça on gün içinde ihtarnamede bildirilen alacakların ödenmesi ihtar edilmiş olup, bu durumda temerrüt tarihinin 26.07.2011 tarihi olarak kabulü gerekir.
Hal böyle iken ihtarname ile temerrüt oluştuğu dikkate alınarak gerek dava gerekse ıslah dilekçesi ile talep edilen alacaklar bakımından 26.07.2011 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken bu yön gözetilmeden temerrüt ve ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi yerinde değildir. Bununla birlikte, davacı ihtarnamede ücret alacağı talep etmemiş olup, söz konusu alacak temerrüt oluşmamıştır.
Hal böyle iken ücret alacağı için dava ve ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekmekte ise de, kararın davalılar tarafından temyiz edilmediği dikkate alındığında bu husus bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya kapsamına göre, belirtilen yönler dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bu husus bozma sebebi ise de, yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/5312, K. 2019/2981, 12 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama