KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/6229 E., 2017/24714 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Davatürü
- ALACAK
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ve davalı ... İnş. A.Ş. vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesinde, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, bu ücretin kabul veya reddedilen kısmı geçemeyeceği düzenlenmiştir.Ancak hakkaniyet indirimi sebebi ile reddedilen miktar dışında, reddedilen alacak miktarı üzerinden kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti taktir edilmelidir.
Somut olayda hafta tatili alacağından reddedilen miktar hakkaniyet indiriminden kaynaklanmaktadır.Davacı hafta tatiline yönelik talebini, çalışma süresinin kısa olması gerekçesiyle hakkaniyet indirimi yapılamayacağını savunarak raporda belirlenen indirimsiz haliyle ıslah etmiş, mahkemece hafta tatili alacağı % 30 hakkaniyet indirimi ile kabul edilmiştir. Bunun dışında kısmen veya tamamen reddedilen talep yoktur.
Dava kabul edildiğinden davalı yararına vekalet ücreti takdiri hatalı olmuştur. Ayrıca yargılama giderlerinin de kabul ve red oranına göre belirlenmesi de isabetsiz olmuştur.Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/6229, K. 2017/24714, 13 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama