KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/6785 E., 2016/9161 K.·Yargıtayilamı
- Karar tarihi
- 23 Mart 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, herhangi bir geçerli ve hukuki sebep gösterilmeksizin emeklilik hakkının kazanılması gerekçe gösterilmek suretiyle iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacının işe devam etmek istemesine rağmen emekliye sevk edilerek iş sözleşmesinin sonlandırıldığı, işten çıkartılmasına sebep geçerli sebepler ortaya konmadığı gibi standart prosedürün uygulanmadığı, yerine yeni işçi alındığına göre işten çıkartmayı gerektirir işletmeyi ilgilendirecek bir sebep bulunmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatmama tazminatının sekiz aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının emekliliği hak etmesi sebebiyle yapılan feshe dair işletmesel karar veya bu konuda alınmış yönetim kurulu ilkesel kararının dosya içerisine sunulmadığı, ayrıca işyeri uygulaması olduğuna dair başkaca kayıt da sunulmadığı anlaşıldığından davalının bu yöne değinen savunmasına itibar edilememesi yerindedir. Ancak, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup; söz konusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre söz konusu tazminatın davacının 8 aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesi hatalıdır. Fesih sebebine ve davacının emekliliğe hak kazanmasına göre dört aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya kapsamına uygun düşecektir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/6785, K. 2016/9161, 23 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama