KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/7637 E., 2016/13136 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
703 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Dava
Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, fazla mesai, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 03.05.2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti.
Duruşma günü davalı adına vekili Avukat .... ile karşı taraf adına vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8. maddesinde, “Bu hükmün bozulmasını müteakip verilecek hükümlerden yeni bir hüküm gibi karar ve ilam harcı alınır ve bozulan hükümden evvelce alınmış olan karar ve ilam harcı, müteakip hükme ait harçtan mahsup olunur.” düzenlemesi mevcut olup, mahkemece bozulan hüküm gereği davalı taraftan tahsil olunmuş karar ve ilam harcının, bozmadan sonra tesis edilen hüküm gereği alınması gerekli karar ve ilam harcından mahsup edilmesi gerekliliğinin nazara alınmaması hatalı olmuştur. Ayrıca, harç miktarının tespitinde hesaplama hatası da yapıldığı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, bozmadan önce tesis edilen hükümde, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretinde yapılan indirim sebebiyle reddedilen dava değeri için, davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmiş, ayrıca söz konusu red kısmı, yargılama giderlerinin paylaştırılmasında davalı lehine değerlendirilmiştir. Söz konusu karar, davacı tarafça temyiz edilmediğinden, bu yön davalı lehine usulü kazanılmış hak oluşturmuştur.
Bu halde, kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine, 6.071,52 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, mahkemece vekalet ücretinin eksik belirlenmesi hatalıdır. Ayrıca, davacı tarafça yapılan yargılama giderinin, haklılık oranına göre, 168,91 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekirken, 245,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde hüküm tesisi de isabetsizdir.
Davanın kabul edilen değerine göre, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine 5.682,91 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 5.793,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi, bir diğer hatalı yöndür. Yukarıda belirtilen hatalı yönler bozma sebebi ise de, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/7637, K. 2016/13136, 3 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama