KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/8462 E., 2019/6920 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, iş sözleşmesinin müvekkili işçi tarafından haklı olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, ücret, ilave tediye, akdi ikramiye, hafta tatili, genel tatil ve fazla mesai ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta, davacıya 10 yılı aşkın tüm çalışma süresi boyunca yıllık izin hakkının hiç kullandırılmadığı kabul edilerek, yıllık izin ücreti alacağı hüküm altına alınmıştır.
Bununla birlikte, bu kadar uzun süre boyunca yıllık izin hakkının kullandırılmaması yönündeki iddia hayatın olağan akışına uygun olmadığından, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesi gereğince hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında davacı asilin dinlenilmesi gerekliliği açıktır.
Bu itibarla Mahkemece, davacı asil çağrılarak yıllık izinlerini kullanıp kullanmadığı konusunda beyanı alınmalı ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile verilen karar isabetsizdir.
3-Dosya içeriğinden bir kısım imzalı bordrolar ile davacıya ilave tediye alacağı ödemesi yapıldığının anlaşılmasına karşın, bu imzalı bordroların dikkate alınmaması doğru olmamıştır.
İlave tediye alacağı yönünden söz konusu bordrolar dikkate alınarak ve bu miktarların mahsubu ile hesaplama yapılması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/8462, K. 2019/6920, 28 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama