İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/879 K.2016/4015

Mahkeme, bozmaya uyarak isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; duruşma gününün taraflara tebliği için davetiyeye yapıştırılacak posta pulu bulunmadığından duruşma isteğinin…

Esas2016/879Karar2016/4015Tarih16 Şubat 2016Okuma6 dk · 1.222 kelime

KÜNYE

22. Hukuk Dairesi 2016/879 E., 2016/4015 K.·Y Argıtayilamı

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Şubat 2016
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Dava
Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.222 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Mahkeme, bozmaya uyarak isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; duruşma gününün taraflara tebliği için davetiyeye yapıştırılacak posta pulu bulunmadığından duruşma isteğinin reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı İsteminin Özeti:

Davacı, davalıya ait yurtiçi ve yurtdışı şantiyelerinde aralıklarla borucu postabaşı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ve haklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile izin alacaklarını istemiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, zamanaşımı def'ini ileri sürmüş, ayrıca husumet itirazında bulunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraflarca temyizi üzerine Dairemizce, davacının aralıklı olan ve farklı şekillerde sona eren çalışmalarının tasfiye edilmiş mi kabul edileceği yoksa son dönem hizmet süresine eklenmesi mi gerektiği yönünde sunulan belgeler de dikkate inceleme ve değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

Bozmaya uyan mahkemece, bilirkişiden ek rapor aldırılmış ve aldırılan rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Temyiz:

Kararı davacı ve davalı temyiz etmiştir.

Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacıya dava konusu alacaklar ile ilgili yapılan ödemeler ve davacının aralıklı önceki dönem çalışmalarının kıdem tazminatına esas sürenin tespitinde nazara alınıp alınmayacağı noktasında toplanmaktadır.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 120. maddesi uyarınca yürürlüğü devam eden mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14/2. maddesi, işçinin aynı işverene bağlı olarak bir ya da değişik işyerlerinde çalıştığı sürelerin kıdem hesabı yönünden birleştirileceğini hükme bağlamıştır. O halde kıdem tazminatına hak kazanmaya dair bir yıllık sürenin hesabında da işçinin daha önceki fasılalı çalışmaları dikkate alınmalıdır.

Bununla birlikte, her bir fesih şeklinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde gerçekleşmesi hizmet birleştirmesi için gerekli bir şarttır. İşçinin önceki çalışmaları sebebiyle kıdem tazminatı ödenmişse, aynı dönem için iki defa kıdem tazminatı ödenemeyeceğinden, tasfiye edilen dönemin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması mümkün olmaz.

Ancak, aynı işverene ait bir ya da değişik işyerlerinde çalışılan süre için kıdem tazminatı ödenmemişse, bu süre aynı işverende geçen sonraki hizmet süresine eklenerek son ücret üzerinden kıdem tazminatı hesaplanmalıdır. Zamanaşımı def'inin ileri sürülmesi halinde önceki çalışma sonrasında ara verilen dönem on yılı aşmışsa, önceki hizmet bakımından kıdem tazminatı hesaplanması mümkün olmaz.

Davacının aralıklı çalışmalarının her birinin iş sözleşmesinin feshi ile sonlanıp sonlanmadığı belirlenmeli ve bu feshe göre işçiye kanuni haklarının ödenip ödenmediği tespit olunmalıdır. Feshe göre işçilik haklarının ödendiği belirlendiğinde, önceki çalışmalarının tasfiye edildiği kabul edilmeli ve tazminat hesabı açısında daha sonraki çalışma süresine eklenmemelidir. Ancak yapılan ödemelerin kanuni hakların altında kaldığının anlaşılması halinde yine tasfiye esası benimsenmekle birlikte zamanaşımı def'i sebebiyle zamanaşımına uğramamış dönem için belirlenen fark alacaklar, her bir dönem ücretine göre belirlenmeli ve istekler yönünden karar verilmelidir.

İşçinin iş sözleşmesi feshedilmediği halde çeşitli sebeplerle kıdem tazminatı adı altında yapılan ödemeler avans niteliğinde sayılmalıdır. İşçinin iş sözleşmesinin feshinde kıdem tazminatına hak kazanılması durumunda, işyeri ya da işyerlerinde geçen tüm hizmet sürelerine göre kıdem tazminatı hesaplanmalı, daha önce avans olarak ödenen miktar kanuni faiziyle birlikte mahsup edilmelidir.

Somut olayda; mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği ve dosyadaki delil ve belgelerin değerlendirilmesinde hukuki hataya düşen bilirkişi raporuna itibarla sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamı yönünden, her bir çalışma dönemi ve her bir çalışma dönemine ilişkin sunulan ibraname, ödeme belgesi veya banka kaydı açışından ayrı ayrı değerlendirme yapılmalı ve hizmetlerin tasfiye edilip edilmediği belirlenmelidir.

Davacının 17.10.1980-01.07.1982, 01.07.1982-30.04.1983, 12.05.1983- 01.06.1984 ve 15.11.1986-01.04.1987 tarihleri arasındaki çalışmaları bakımından, dosyaya sunulmuş bir ibraname veya ödeme belgesi bulunmamaktadır. Bu sebeple, bu dönemlerin tazminata esas süreye eklenmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Davacının 26.09.1988-09.09.1991 tarihleri arasındaki çalışması bakımından, davacıya “ücret bordrosu” başlıklı toplu olarak düzenlenen ve her bir kalem için ayrı ayrı tutarların yer alıp her bir tutarın karşılığının davacı tarafından imzalandığı bordro ile kıdem ve ihbar tazminatı ile izin ücreti ödendiği ve davacının bir sonraki çalışmasının 20.09.1993 tarihinde başladığı sabittir.

Aynı dönem için düzenlenen 09.09.1991 tarihli ve işçi tarafından ihtirazı kayıtsız olarak imzalanmış olan ”ibraname- feragatname” başlıklı miktar içermeyen ibranamede de kıdem ve ihbar tazminatı ile izin ücretini aldığının yazılı olduğu, bu ibranamenin ödemeye ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının 26.09.1988-09.09.1991 tarihleri arasındaki çalışmasının tasfiye edildiğinin kabulü gerekir.

Dava tarihi itibariyle tasfiye tarihinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresi dolduğuna göre, yapılan ödemenin alacakları tam olarak karşılayıp karşılamadığının da bir önemi yoktur. Belirtilen dönem tazminata esas süreye eklenmemelidir.

Davacının 20.03.1993-07.05.1994 tarihleri tarihleri arasındaki çalışması bakımından, mayıs 1994 bordrosu ile kıdem tazminatı tahakkuk ettirildiği ve bordronun işçi tarafından imzalandığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise bu dönem bakımından ihbar tazminatının da ödendiği belirtilmiş olmasına rağmen, dosyada ihbar tazminatı ödemesine ilişkin bir belgeye rastlanmamıştır. Bu sebeple ihbar tazminatının ödenip ödenmediği araştırılmalıdır.

İhbar tazminatının ödendiğinin tespiti halinde, bu dönemin tasfiye edildiğinin kabulü gerekir. Dava tarihi itibariyle tasfiye tarihinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresi dolduğuna göre, yapılan ödemenin alacakları tam olarak karşılayıp karşılamadığı araştırılmaksızın bu dönem tazminata esas süreye eklenmemelidir.

İhbar tazminatı ödemesi bulunmadığının tespiti halinde ise, bu dönem tazminata esas hizmet süresine eklenmeli ve yapılan kıdem tazminatı ödemesi faiziyle birlikte mahsup edilmelidir.

Davacının 07.07.1996-30.04.1997 ve 29.06.1998- 25.04.1999 tarihleri arasındaki çalışmaları bakımından, dosyaya sunulmuş bir ibraname veya ödeme belgesi bulunmamaktadır. Bu sebeple, bu dönemlerin tazminata esas süreye eklenmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Davacının 14.01.2003-13.01.2004 tarihinde sona eren çalışması bakımından, 13.01.2004 tarihli ve işçi tarafından ihtirazı kayıtsız olarak imzalanmış olan “ibraname- feragatname ” başlıklı miktar içermeyen ve kıdem ve ihbar tazminatı ile izin alacaklarının ödendiğinin yazılı olduğu ibraname bulunmaktadır. Savunma ile çelişmeyen ve ihtirazı kayıt içermeyen bu ibranameye itibar edilmeli ve davacının 14.01.2003-13.01.2004 tarihleri arasındaki çalışma döneminin ibraname ile tasfiye edildiği kabul edilmelidir. Belirtilen dönem tazminata esas süreye eklenmemelidir.

Davacının 19.09.2004-27.12.2004 tarihleri arasındaki çalışması bakımından, 25.12.2004 tarihli ve işçi tarafından ihtirazı kayıtsız olarak imzalanmış olan “ibraname- feragatname ” başlıklı miktar içermeyen ve kıdem ve ihbar tazminatı ile izin alacaklarının ödendiğinin yazılı olduğu ibraname bulunmaktadır. Savunma ile çelişmeyen ve ihtirazı kayıt içermeyen bu ibranameye itibar edilmeli ve davacının 19.09.2004-27.12.2004 tarihleri arasındaki çalışma döneminin çalışma süresine göre hak kazandığı ihbar tazminatı ödenerek ibraname ile tasfiye edildiği kabul edilmelidir. Belirtilen dönem tazminata esas süreye eklenmemelidir.

Davacının 01.05.2005-19.07.2007 tarihleri arasındaki çalışması bakımından, dosyadaki 12.02.2006 tarihinde tebellüğ edildiği anlaşılan “ihbar öneli” başlıklı belgede çalışmanın 15.01.2006 tarihinde sona ereceği yazılmış olduğundan belgenin usulsüz olduğu ve 12.02.2006 tarihli ibranamenin de çalışma devam ederken alındığından buna itibar edilemeyeceği anlaşılmaktadır. Bu döneme ilişkin başkaca ödeme belgesi de sunulmamıştır. Bu sebeple, davacının 01.05.2005-19.07.2007 tarihleri arasındaki çalışmasının tazminata esas süreye eklenmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Davacının son çalışması 22.08.2007-06.01.2008 tarihleri arasında gerçekleşmiş olup, son dönem bakımından dosyaya sunulmuş bir ibraname veya ödeme belgesi bulunmamaktadır.

Tüm delil ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde sonuç olarak; öncelikle 20.03.1993-07.05.1994 tarihleri arasındaki dönemin de son hizmete eklenip eklenmeyeceği belirlendikten sonra; eklenmesi gerektiğinin tespiti halinde, son ücret üzerinden hesaplanan alacaklardan bu dönem için yapılan ödeme faiziyle birlikte mahsup edilmelidir. Bu dönemin tazminata esas son döneme eklenmemesi gerektiğinin tespiti halinde ise, davacının 22.08.2007-06.01.2008 tarihleri arasındaki son dönem çalışmasına 17.10.1980-01.07.1982, 01.07.1982-30.04.1983, 12.05.1983- 01.06.1984, 15.11.1986-01.04.1987, 07.07.1996- 30.04.1997, 29.06.1998-25.04.1999 ve 01.05.2005-19.07.2007 tarihleri arasındaki çalışma süreleri eklenmeli ve dava konusu alacaklar buna göre son ücret üzerinden hesaplanıp hüküm altına alınmalıdır.

Sonuç:

SONUÇ / HÜKÜM

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 16.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/879, K. 2016/4015, 16 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/879
Karar No
2016/4015
Tarih
16 Şubat 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2016/879 K.2016/843
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2016/879 K.2016/647
  • Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2016/880 K.2016/1228
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/880 K.2016/4016
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2016/880 K.2016/1520
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/880 K.2016/1832

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.