KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/9291 E., 2016/13540 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi, iş sözleşmesinin işverence sendikal sebeple feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat, sendikal tazminat ve boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... A.Ş. vekili, davacının mazeretsiz devamsızlığı üzerine haklı sebeple fesih edildiğini, fesih sebeplerinin fesih bildiriminde açıklandığını, feshin sendikal sebebe dayalı olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacı tarafın sendikal sebeple feshi ispat edemediği, iş sözleşmesinin işverence geçerli sebeple feshedildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/2 maddesi uyarınca “feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir”. İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel şartlarına uyduğunu, daha sonra, içerik yönünden fesih sebeplerinin geçerli veya haklı olduğunu ispatlayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir.
İşçi fesihte sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiasında bulunacaktır. İspat yükü ise işverendedir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia etmesi durumunda, bu iddiasını ispatla yükümlüdür (m. 20/f.2). İşçinin feshin başka bir sebebe dayandığını iddia etmesi ve bunu ispatlaması, işverenin geçerli fesihle ispat yükünü ortadan kaldırmaz.
Davacı işçi 26.08.2013–12.02.2015 tarihleri arası davalı...A.Ş. işyerinde çalışmıştır. Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işverence haklı ya da geçerli sebebe dayalı olmaksızın sendikal faaliyetlerde bulunduğu gerekçesi ile feshedildiğini ileri sürmüş, davalı işveren davacının iş sözleşmesinin mazeretsiz devamsızlığı üzerine haklı sebeple feshedildiğini savunmuş, mahkemece davacının tekrarlanan mazeretli veya mazeretsiz devamsızlıkları gerekçesi ile davanın reddine hükmedilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta feshin sendikal sebebe dayandığı hususu davacı işçi tarafından ispatlanmadığından mahkemece sendikal tazminat talebinin reddine karar verilmiş olması isabetlidir.
Dosya kapsamına göre davacının 09.02.2015 ve 10.02.2015 tarihlerinde işe gelmediği, 10.02.2015 tarihinde her iki gün için izin istediği, işyerinde üretim sorumlusu ve vardiya amiri olarak çalışan ve davalı tanığı olarak dinlenen ... ve ... beyanlarında özetle; davacının eşinin hastalığı sebebiyle işe gelemediği için izin talep ettiğini, bu durumu belgelendirildiği takdirde izin verileceğini ifade ettikleri, davacının sunduğu 11.02.2015 tarihli hekim raporu dikkate alındığında davacının feshe konu 09.02.2015 ve 10.02.2015 tarihlerindeki ve fesih bildiriminde işaret edilen diğer devamsızlıkların hamile eşinin sağlık mazeretine dayalı olduğu,
feshe gerekçe olarak gösterilen şartların oluşmadığı, ispat yükü üzerinde olan işverence feshe gerekçe gösterilen olgular ispat edilemediğinden yapılan fesih geçersiz olup, davacının davasının kabulü yerine reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/9291, K. 2016/13540, 5 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama