KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/1226 E., 2017/1436 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
723 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı ... Gemi San. Ve Tic. A.Ş. Ve ... A.Ş. vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin 15.12.2002-27.11.2010 tarihleri arasında 1.600,00 TL net ücretle montaj ustası olarak davalı nezdinde çalıştığını, davalı tarafından iş sözleşmesine haksız olarak son verildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret fazla mesai alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının işe giriş tarihinin 31.03.2000 tarihi olduğunu, davacı tarafa ücret borçlarının bulunmadığını, davacının asgari ücret ile çalıştığını, davacının kendi rızası ile ayrılarak başka bir şirkette işe girdiğini, tazminat ve alacak haklarının bulunmadığını belgeler nitelikte ibraname imzalayarak davalıya verdiğini, fazla mesai ücret alacağının bulunmadığını varsa dahi zamanaşımı itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı işçinin iş sözleşmesinin haklı bir sebep yokken davalı işverence feshedildiği, diğer taleplerine ilişkin alacakları da bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 09.04.2014 tarihli ilamı ile özetle ''...İbranameye itibar edilerek ücret talebinin kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Somut olayda, bilirkişice davacı şahit beyanlarına göre 2008 öncesi haftada onsekiz saat ve 2008 sonrası ise haftada 10,5 saat fazla çalışma yapıldığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Bununla birlikte 2008 sonrası için işe başlama saati şahit beyanlarına göre 08:30’dur. Bunun dikkate alınmaması hatalıdır. Aynı şekilde davacı şahidi Musa’nın beyanına göre 2008 sonrası için dört gün 08:30-17:00 saatleri arasında, iki gün ise 08:30-20:00 saatleri arası çalışma yapılmaktadır.
2008 sonrası için davacı tanığı Musa’nın beyanına göre çalışma şekli ile süresinin belirlenmemesi de isabetsizdir. Bu açıklamalara göre davacının fazla çalışma ücreti talebinin değerlendirilmesi gerekmektedir....'' gerekçeleri ile bozma kararı verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Bozmadan sonra davacının ... 1. İş Mahkemesi'nde davalılar ... Şirketi ve ...
Gemi Şirketi aleyhine açtığı işçilik alacakları talepli dava bu dava dosyasıyla birleştirilmiştir. Mahkemece yeniden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalılar ... ... İnşaat A.Ş. ile ... Gemi A.Ş. vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Somut olayda, davacının 15.12.2002-30.04.2009 tarihleri arasında davalı ... A.Ş. İşyerinde, 01.05.2009-27.11.2010 arası davalı ... işyerinde çalıştığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davacı her iki dönemde de davalı alt işveren ... Ltd. Şti. işçisi olarak çalışmış ise de, iki farklı işverene ait işyerlerinde iki farklı hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalıştırıldığı, asıl işveren şirketler arasında hukuki yada organik bağ bulunduğunun iddia ve ispat edilemediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Bu durumda birbirinden farklı asıl işveren şirketlerin dava konusu alacaklardan yanlızca kendi dönemleri ile sınırlı sorumlu tutulmaları gerekirken davalı ... ile ... A.Ş. şirketlerinin davacının kıdem tazminatının tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları, yine ...
A.Ş. şirketinin davacının tüm çalışma süresine göre hesaplanmış ihbar tazminatı ve fazla mesai ücretinden de diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması da hatalı olmuştur.
Ancak bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/1226, K. 2017/1436, 7 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama