KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/12995 E., 2018/15724 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı tarafça haksız ve ihbar önellerine uyulmayarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının tahsilini talep etmiş ve ıslah dilekçesi ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla taleplerini arttırmıştır. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekilleri süresinde temyiz etmiştir. Taraflar arasında, davanın kısmi alacak davası olarak sonuçlandırılıp sonuçlandırılmayacağı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, davacı kısmi alacak davası açarak, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının tahsilini talep etmiş ve ıslah harcı yatırarak ıslah dilekçesi ile taleplerini fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla arttırmıştır.
Her ne kadar mahkemece, davanın belirsiz alacak davası olarak sonuçlandırıldığı belirtilmişse de, belirsiz alacak davasına konu edilemeyecek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin alacağına da hükmedildiği nazara alınarak, söz konusu davanın kısmi dava olarak açıldığı ve kısmi dava olarak sonuçlandırılmasının dosya içeriğine daha uygun düşeceği anlaşılmıştır.
Nitekim, davanın “belirsiz alacak davası” niteliğinde olduğuna dair dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde herhangi bir ibare yer almamaktadır. Bu itibarla, mahkemece davanın kısmi dava olarak sonuçlandırılması gerekirken, hatalı değerlendirme ile hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/12995, K. 2018/15724, 25 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama