KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/13154 E., 2018/10545 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 2011 yılı Mayıs ayından itibaren davalı işyerinde tır şoförü olarak çalıştığını, iş akdine haksız şekilde son verildiğini beyanla, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı iş akdinin çalıştığı birimin değiştirilmesine ve ücretinin düşecek olmasına itiraz ettiği için haksız şekilde feshedildiğini iddia ederek, 17.06.2013 tarihinde noter vasıtasıyla gönderdiği ihtarname ile davalıdan alacaklarının ödenmesini istemiştir. Dosyaya sunulu banka ödeme dekontuna göre davalı işverenin 21.06.2013 tarihinde davacının banka hesabına kıdem tazminatı açıklaması ile 4.358,43 TL ödeme yapmış olduğu görülmektedir. Buna göre Mahkemece 2.000,00 TL olarak istenilen kıdem tazminatı talebinin 28.06.2013 olan dava tarihinden önce ödenmiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, dava tarihinden sonra ödendiği gerekçesiyle 'karar verilmesine yer olmadığına' dair verilen hükmü hatalı bulunup, bozmayı gerektirmektedir.
Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının 5 nolu bendinde yer alan ;
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/13154, K. 2018/10545, 3 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama