KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/13397 E., 2018/14193 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen karar, süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmiş ve davalı vekili tarafından duruşma talep edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 03.10.2011-01.11.2013 tarihleri arasında aşçı yardımcısı olarak çalıştığını, davalı tarafça iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Savunmasının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin haricindeki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalı işveren, davacının iş akdinin feshedilmesine müteakip, 2013 yılı Kasım ayı bordrosu ile davacıya kıdem tazminatı olarak 2.156,11 TL ve kullanmadığı yıllık izin günlerine ait ücreti olarak da 272,40 TL ödeme yapıldığını savunmuş olup buna ilişkin olarak da 2013 yılı Kasım ayı ücret bordrosu ile banka hesap hareketlerine ilişkin kayıt ibraz edilmiştir.
Söz konusu ücret bordrosu davacının imzasını taşımamakla birlikte ücret bordrosunda kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti ödemesi olarak tahakkuk ettirilen miktarların, banka hesap hareketlerine göre 05.12.2013 tarihinde davacıya ödendiği görülmektedir. Bu durumda Mahkemece söz konusu ödemelerin dikkate alınarak ödenen miktarların mahsubu sureti ile hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/13397, K. 2018/14193, 4 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama