İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/13578 K.2018/17476

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya…

Esas2017/13578Karar2018/17476Tarih11 Temmuz 2018Okuma5 dk · 1.004 kelime

KÜNYE

22. Hukuk Dairesi 2017/13578 E., 2018/17476 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Temmuz 2018
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Dava türü
İSTİRDAT
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.004 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili; davalılardan ...'nin daha önce müvekkili şirketin ortağı ve müdürü iken şirketteki hissesinin tamamını ... isimli şahsa devrettiğini, devir sırasında borç- alacak listesinin yapıldığını, müvekkili aleyhine yapılan ...

5. İcra Müdürlüğünün 2010/11234 esas sayılı dosyasında takip konusu olan bononun bu listede bulunmadığını, davalılardan ...'ın ise müvekkil şirkette çalışırken kendi isteğiyle 10/07/2010 tarihinde şirketten ayrıldığını, hacze konu 15/06/2009 tanzim ve 15/08/2009 vade tarihli 5.800,00 TL bedelli bonoda davalı ...'nin kendisini kefil, müvekkili şirketi ise borçlu olarak gösterdiğini, şirketin böyle bir borcunun bulunmadığını, senetteki malen kaydının aksine davalı ... ile müvekkili şirketin herhangi bir mal alışverişinin bulunmadığını, bu nedenle ...

5. İcra Müdürlüğünün 2010/11234 esas sayılı dosyasında takibe konu bono yönünden müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine ve %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı ...; davacı şirketin ... yetkilisi olduğunu, şirket ortaklarından .... ile arasında yaşanan bir takım olumsuz durumlar nedeniyle şirket hisselerini ....'ye veya belirlediği bir kişiye devri ile şirketin alacak- borçları hakkında aralarında 19/07/2010 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşme gereğince .... isimli şahsa hisselerini devrettiğini, davaya konu bononun diğer davalı ...'ın 15/06/2009 tarihinde işten ayrılmak istemesi üzerine kıdem tazminatı alacağına karşılık olarak 15/08/2009 tarihine vade günü belirlenerek verildigini,

...'ın davacı şirkette icra takibine dayanak kılınan bono bedeline konu kıdem tazminatını hak edecek süreyle çalıştığını, kendisinin bu bonoyu davalı ...’a vererek davacı şirketi zaten ödemekle yükümlü olduğu kıdem tazminatı borcundan kurtardığını, bonoyu verirken bono fotokopisine diğer davalının kıdem tazminatı karşılığı olmak üzere bu bonoyu aldığına dair beyanını ve imzasını aldığını, davacı şirketin ödemekle yükümlü olduğu kıdem tazminatından bono bedelini ödeyerek kurtulması gerekirken bu davayı açarak haksız ve sebepsiz kazanç sağlamaya çalıştığını, bono senedinde kendisinin kefil gösterilmediğini,

bononun ön yüzündeki ad ve soyadının sonradan doldurularak borçlu haline getirildiğini, davacı tarafın takibe konu bono sebebiyle diğer davalı ...'dan mal alımı söz konusu olmadığını, kendisinin şirkette yetkili iken sürekli malen kaydı yaparak bono düzenlediği için bahse konu bononun da böyle düzenlendiğini belirtmek suretiyle davanın reddini ve dava bedelinin %40'ından az olmamak kaydı ile davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

Davalı ...; şirkette ustabaşı olarak çalıştığını, şirkette maaşlar düzensiz ve eksik ödenmeye başlayınca işyeri yetkilisi ... ile konuşarak işi bırakacağını ve başka iş bulmak istediğini söylemesi üzerine, yetkili...'nin işyerinden ayrılması halinde işyerinin sıkıntıya gireceğini söyleyerek kendisine kıdem tazminatına esas olmak üzere dava konusu senedi verdiğini, kendisinin senedin düzenlenmesinde sorumlu olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, davanın, icra dairesine yapılan ödemeden sonra açılması nedeniyle gerçekte istirdat davası olduğu, davalı ... tarafından senedin işçilik alacağına karşılık alındığı, iş akdinin davacı şirket tarafından haksız olarak işyeri kapandı denilerek feshedildiği,

iş akdinin davacı şirket tarafından haksız olarak feshedilmesi nedeniyle davacı şirketin davalı ...'a borcunun bulunduğu ve ...'ın takibe konu senedin ödenmesinden dolayı sorumlu olmayacağı, diğer davalı ...'nin ise tacir olması ve devir sırasında kendi beyanıyla takibe konu senetten bahsetmediğini söylemiş olması nedeniyle 19/07/2010 tarihli mutabakat sözleşmesinin 4. maddesi gereğince davaya konu senet ile davacı şirketin uğramış olduğu zarardan sorumlu olduğu gerekçesine yer verilerek,

davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan istirdat davasının kabulüne karar verilmiş, davanın istirdat davası olması nedeniyle tarafların icra inkar tazminat talepleri konusunda karar verilmemiştir.

Temyiz: Kararı davalı ... temyiz etmiştir. Gerekçe: Dava, ... 5. İcra Müdürlüğü’nün 2010/11234 esas sayılı takip dosyasına konu 15/06/2009 tanzim ve 15/08/2009 vade tarihli, 5.800,00 TL bedelli bononun icra takibi nedeni ile ödenmesi sonrası açılmış olup, uyuşmazlık; bu ödemenin davalılardan iadesi istemine ilişkindir.

Davacı şirket vekili, dava dilekçesi ve duruşmada ki beyanlarında özetle; davalılardan ... isimli şahsın, önceden şirket ortağı olduğunu, ortaklıktaki hissesinin tamamını başka şahsa devrettiğini, bu devir sırasında şirketin 3.şahıslara olan borcu ve alacakları görüşülerek “mutabakat sözleşmesi” imzaladığını, şirketin cari hesapları, alacakları, borçları ve ödenecek kıymetli evrakların listeye bağlandığını, sözleşmede kararlaştırılanlar dışında şirketin borcu olmadığını, icra tehdidi altında yapılan ödemeye konu bononun hem şirket kayıtlarında hemde devir sırasında imzalanan mutabakat sözleşmesi ekinde yer almadığının açık olduğunu,

dolayısıyla müvekkili şirketin yapılan bu ödeme sebebi ile uğradığı zarardan davalıların sorumlu olduğunu iddia ederek, ödemenin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı ... ise; bononun, diğer davalı ... isimli şirket çalışanına kıdem tazminatına esas olmak üzere verildiğini, kendisini senette kefil gösterme durumunun söz konusu olmadığını savunurken, diğer davalı ...'da; aşamalarda kıdem tazminatına karşılık bononun verildiğini söylemiştir.

Mahkeme; iş akdinin davacı şirket tarafından haksız olarak feshedildiği ve bu nedenle davacı şirketin davalı ...'a zaten borcunun bulunduğu ve dolayısıyla davalı ...'ın takibe konu senedin ödenmesinden dolayı sorumlu olmadığını kabul etmiş, diğer davalı ...'nin ise tacir olması ve 19.07.2010 tarihli mutabakat sözleşmesinin 4. maddesi gereğince davaya konu senet ile davacı şirketin uğramış olduğu zarardan sorumlu olduğu gerekçesine yer vererek, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan istirdat davasının kabulüne karar vermiştir.

Dosyanın incelenmesinde, davalı ...'a ödenen miktarın kıdem tazminatına karşılık olduğu kabul edilmiş ise de, dava konusu senedin düzenlenme tarihi 15/06/2009 olup, iş akdinin feshi tarihi davalı işçi ... beyanı dikkate alındığında 14/07/2010 tarihidir. Feshin gerçekleşmesinden 1 yıl önce, ileride yapılabilecek ve sözleşmenin hangi şartlarda sonlanacağının da belirsiz olduğu bir dönemde, feshe bağlı haklardan olan kıdem tazminatına yönelik bono düzenlenmesi hayatın olağan akışına aykırıdır.

Diğer yönden her iki davalı asılların beyanları dahi kendi içerisinde çelişmekte olup, önce senedin kıdem tazminatı için verildiğini beyan etmelerine rağmen, sonra ki beyanlarında maaş alacaklarına ve tazminatlarına karşılık verildiği ileri sürülmüştür. Dolayısıyla bu beyanlar, senedin verilme amacının tespitinde yeterli olmadığı gibi senette ki "malen" ibaresi de taraflarca kabul edilebilir şekilde açıklanamamıştır.

Bir an için senedin düzenleniş nedeninin davalıların başlangıçtaki iddialarında olduğu gibi kıdem tazminatı alacağına karşılık verildiği kabul edilse bile, davalı işçi ... iddiası doğrultusunda sözleşmenin 14/07/2010 tarihinde sonlandığı kabulüne göre yapılan hesaplamada da, kıdem tazminatı miktarının bono bedelini karşılamadığı görülmektedir.

Yukarıda değinilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde, her iki davalının birlikte hareket ettiği ve sorumluluğun müştereken ve müteselsilen davalılara yüklenmesi gerektiği gözetilmeksizin, Mahkemece davalılardan sadece ...' ye sorumluluk yüklenmesi hatalı olup, kararın bu yönden bozulmasını gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11/07/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/13578, K. 2018/17476, 11 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/13578
Karar No
2018/17476
Tarih
11 Temmuz 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/13578 K.2018/13035
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/13579 K.2018/13694
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/13580 K.2018/16733
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/13581 K.2018/16735
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/13584 K.2018/13044
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/13585 K.2018/13045

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.