KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/15647 E., 2018/24262 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde mikser şoförü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haklı bir sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile birlikte fazla çalışma ücreti alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı taraf davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar yasal süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Somut uyuşmazlıkta, davacı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla 50,00 TL kıdem tazminatı, 50,00 TL ihbar tazminatı ile 10.000,00 TL fazla çalışma ücreti alacağının davalıdan tahsilini talep etmiş olup, mahkemece davacının fazla çalışma ücreti talebinin dava ve ıslah dilekçesi doğrultusunda davalıdan tahsiline, kıdem ve ihbar tazminatına yönelik davasının ise hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Ne var ki, yargılama sırasında davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacağının dava tarihinden önce ödendiği tespit edilmiş olup, davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacağı bulunmadığının anlaşılmasına göre, bu alacaklara yönelik talebin esastan reddine karar verilmesi gerekirken, hukuk yarar yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Ayrıca reddedilen miktar dikkate alınarak, kendisini bir vekil ile temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi de ayrı bir hatalı yöndür.
Belirtilen hususlar bozma sebebi ise de, yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/15647, K. 2018/24262, 13 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama