KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/16544 E., 2017/5646 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2017
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- İŞE İADE
Karar Metni
589 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı bir sebebe dayanılmaksızın davalı işverence feshedildiğini ileri sürerek davacının işe iadesini ve işe başlatmama tazminatı ile boşta geçecek süreler için ücret alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin geçerli ve haklı sebeplerle feshedildiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, toplanan delillere dayanılarak, davacının iş sözleşmesinin geçerli sebeplerle feshedilmediği gerekçesiyle, feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatma tazminatının beş aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
İstinaf başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, yapılan fesih işleminin geçersiz olduğu, işçinin iadesinin gerektiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması isabetlidir. Ancak, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 298/2. maddesi gereğince sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması, tefhim edilen kısa karara aykırı olmaması gerekir. Aksi halde, yargılamanın aleniyeti ilkesi zedelenmiş ve mahkeme kararına güven sarsılmış olacaktır.
Asıl olan tefhim edilen kısa karardır. Gerekçeli kararın kısa karara uygun olmaması, çelişki yaratır ve gerekçeli kararın yok hükmünde olduğu anlamına gelir. Belirtmek gerekir ki, kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisi, Yargıtay İçtihatların Birleştirilmesi Büyük Genel Kurulu’nun 10.04.1992 gün ve 1991/7 esas, 1992/4 kararı gereğince bozma nedenidir.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece kısa kararda işe başlatmama tazminatını dört aylık ücret tutarı olarak belirlemesine rağmen gerekçeli kararda beş aylık işe başlatmama tazminatına hükmetmiştir. Mahkemece kısa karar ve gerekçeli karar çelişkisi yaratılmıştır. Buna göre; yukarıda belirtildiği üzere asıl olanın tefhim edilen kısa karar olduğu göz önüne alındığında, söz konusu tazminatın dört aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesi gerekirken beş aylık ücret tutarı olarak belirlenmiş olması hatalıdır.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi hükmü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/16544, K. 2017/5646, 21 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama