KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/17448 E., 2018/23861 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacının tüm, davacı-karşı davalının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında karşı dava yönünden davacı- karşı davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilip hükmedilemeyeceği uyuşmazlık konusudur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Yargılama Giderlerinin Kapsamı” başlıklı 323. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde, vekalet ücretinin vekille takip edilen davalarda takdir edileceği belirtilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi”nin ikinci maddesinde, avukatlık ücretinin, kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemlerin ücreti karşılığı olduğu ifade edilmiştir. Diğer taraftan aynı tarifenin sekizinci maddesine göre “Bir davanın takibi sırasında karşılık dava açılması, başka bir davanın bu davayla birleştirilmesi veya davaların ayrılması durumunda, her dava için ayrı ücrete hükmolunur.”
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13. maddeye göre ise, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7. maddenin ikinci fıkrası, 9. maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10. maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.
Somut olayda, davalı- karşı davacı, verdiği cevap dilekçesinde davacı- karşı davalının 4857 sayılı Kanun'un 24. Maddesine uygun sebep bildirmeden iş akdine son verdiğini iddia ederek ihbar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı- karşı davalının iş akdine haklı sebeple son verdiği kabul edilerek asıl davanın kısmen kabulüne, ihbar tazminatı talebiyle açılan karşılık davanın ise tümden reddine karar verilmiş, ancak yukarıda yer alan hükümler gözetilmeksizin davacı-karşı davalı lehine sadece asıl dava yönünden vekalet ücretine hükmedilmiş, karşı dava yönünden ise vekalet ücreti takdir edilmemiştir. Oysa her dava için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.
Buna göre karşılık davada red edilen toplam alacak miktarı 1.387,00 TL olup, avukatlık ücreti red edilen miktar aşılamayacağından bu miktardır. Dolayısıyla karşılık dava nedeniyle de davacı- karşı davalı yararına 1.387,00 TL avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hatalıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/8. maddesi uyarınca hükmün aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/17448, K. 2018/23861, 7 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama