KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/18721 E., 2018/26032 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
251 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işyerinden emeklilik nedeni ile ayrıldığını, ödenmeyen yıllık izin ücreti alacağının bulunduğunu belirterek davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda taleple bağlı kalıanrak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
a)Mahkemece , 15.09.2015 havale tarihli bilirkişi raporunda davacının 2013 yılı yıllık izin ücreti alacağının ödenmediği kabulüne dayanılarak yapılan hesaplamaya itibar edilerek karar verilmiştir. Ancak davalı tarafça sunulan 17.07.2014 tarihli harcama talimatı, 26.06.2014 tarihli çeşitli ödemeler bordrosu ve ... emeklilik izin ücreti bedeli notu ile düzenlenen ödeme emri başlıklı belgelerin değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece bahsi geçen belgelerde belirtilen yıllık izin ücreti alacağının davacıya ödenip ödenmediği araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
b)Davacının emekli olduğu 2014 tarihinde bu yıla ilişkin yıllık izin hakkının bulunmadığının değerlendirilmemesi de hatalı olmuştur.
3-Kabule göre de mahkemece, hüküm altına alınan alacak miktarlarının net mi yoksa brüt mü olduğunun belirtilmemiş olması, infazda tereddüt yaratır mahiyette bulunduğundan bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/18721, K. 2018/26032, 3 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama