KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/23368 E., 2019/15891 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davalı- Karşı Davacı temyizi yönünden;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre, yerinde bulunmayan ve sebepleri bildirilmiş olmayan bozma isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
Davacı- Karşı Davalı temyizi yönünden;
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı-karşı davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
İşe iade davası ile tespit edilen en çok dört aya kadar boşta geçen süreye ait ücret ve diğer haklar için 4857 sayılı Kanun'un 34'üncü maddesinde sözü edilen özel faiz türü uygulanmalıdır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 34. maddesinin ilk fıkrasının son cümlesinde “Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır.” hükmü düzenlenmiş olup buna göre boşta geçen süre ücreti alacağına mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmalı, ancak işe başlatmama tazminatı niteliği itibarıyla tazminat olduğundan uygulanması gereken faiz, yasal faiz olmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta davacı, dava dilekçesinde işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti bakımından dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasını talep etmiş, Mahkemece ise alacaklara faiz işletilmeden hüküm kurulduğu görülmüştür. Buna göre, boşta geçen süre ücreti bakımından taleple bağlı kalınması suretiyle, yasal faiz oranını geçmemek üzere mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmalı, işe başlatmama tazminatı niteliği itibarıyla tazminat olduğundan yasal faiz işletilmelidir. Mahkemece bu husus gözetilmeden karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir. Ancak bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/23368, K. 2019/15891, 11 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama