KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/24451 E., 2019/19715 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
638 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini beyan ederek ödenmeyen kıdem tazminatı ile bir kısım ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının feshinin haksız olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Taraflar arasında hüküm altına alınan alacaklara yürütülecek faizin başlangıç tarihi konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Mahkemece fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili alcaklarına dava tarihinden faiz yürütülmüş ise de; kabul dosya içeriği ile örtüşmemektedir.
Davacı tarafça, 500,00 TL fazla mesai, 100,00 TL hafta tatili ücreti ve 100,00 TL ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı iddiası ile fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak işbu dava açılmış olup dava dilekçesinde, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını gösteren bir ibare de bulunmamaktadır. 10.11.2015 tarihli dilekçe ise dava dilekçesinde talep edilen miktarların ''ıslah yolu ile arttırma dilekçesi'' olup; dava türü, yöntemince belirsiz alacak davasına dönüştürülmüş değildir.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davanın kısmi dava olarak açıldığı kabul edilerek hüküm altına alınan alacak taleplerinin dava ile talep edilen kısmına dava tarihinden, ıslah ile talep edilen kısmına ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği gözetilmeden dava tarihinden faize hükmedilmesi hatalı olup yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/24451, K. 2019/19715, 23 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama