KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/24552 E., 2019/19156 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirkete ait ...'daki işyerinde çalıştığını, 6772 sayılı Kanun hükümlerine göre kamu kurum ve kuruluşları ile %50'si kamu sermayeli olan özel şirketlerde dahil olmak üzere kanun kapsamındaki işyerlerinde yani kamuda işçi statüsünde çalışanlara ilave tediye ödenmesi gerektiğini, davalı işverenin yönetim şekli ve sermaye yapısı itibariyle tamamıyla Bakanlar Kurulu, Enerji Bakanlığı ve Enerji Bakanlığı'na bağlı ...
(Boru Hatları ile Petrol Taşımacılığı A.Ş) kontrolünde, iş ve işlemleri bu kamu kurum ve kuruluşlarının onayına tabi bir şirket olduğunu, bu nedenle 6772 sayılı Kanun kapsamında bir kamu idaresi olan davalı şirkette çalışan işçilere ilave tediye ödenmesi gerektiğini iddia ederek, ilave tediye alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı şirket vekili, zamanaşımı itirazında bulunmuş, bu alacağa ilişkin belirsiz alacak davası açılamayacağını, dava şartı noksanlığı bulunduğundan davanın usulden reddi gerektiğini; esas açısından ise, müvekkilinin 6772 sayılı Kanun'da belirtilen devlet kurum ve kuruluşlarından olmadığını, bu kanun kapsamına girmediğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı şirketin 6772 sayılı Kanun kapsamına girdiği gerekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda ilave tediye alacağı hüküm altına alınmıştır.
Temyiz:
Karar, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Dosyadaki yazılara, belgelere ve tüm dosya kapsamına göre; ve özellikle karar süresi içerisinde süre tutum dilekçesi ile temyiz edilmiş ise de, gerekçeli kararın davalıya 19.02.2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin, gerekçeli temyiz sebeplerini bildirmediğinden temyiz incelemesinin hukuki denetimle sınırlı yapılması gerektiği anlaşılmakla, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesi “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmü uyarınca taleple bağlılık kuralına aykırı olarak talepten fazlasına karar verilmesi usule aykırıdır.
Dosya içeriğindeki deliller, Dairemizin 2016/9194-9202 esas sayılı ilamları dikkate alındığında, ilave tediye alacağının hüküm altına alınması yerindedir. İlave tediye alacağı 6772 sayılı Kanun'dan kaynaklandığından ve Kanun'da temerrüt halinde bu alacağa işletilecek faiz konusunda ayrı ve açık bir düzenleme bulunmadığından alacağa yasal faiz işletilir. Ancak davacı vekili gerek kısmi dava dilekçesinde, gerekse ıslah dilekçesinde, alacağa en yüksek banka mevduat faizi işletilmesini talep ettiğinden, alacağın yasal faiz oranını geçmemek üzere en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26’ıncı maddesine aykırı biçimde talep aşılarak doğrudan yasal faize karar verilmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/24552, K. 2019/19156, 16 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama