KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/26487 E., 2019/23493 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- MENFİ TESPİT
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin ... ve ...’da merkezi bulunan davalı şirket işçisi olarak ... otogar inşaatı işinde 2007-2012 arası 5 yal çalıştığı, işe girerken baskı ile senet imzalatıldığı, işten çıkartıldığı için açtığı alacak davasında alacakların tahsiline karar verildiği, ilamın icraya konulduğu, bunun üzerine işten çıkarken istediği ancak imha edildiği belirtilen davaya konu senedin davacı aleyhine icraya konulduğu, senet hamili ...’ı ve senet lehtarı ...’yı tanımadığı, alacaklıların ...’da ikamet ettikleri, davacının ise ...’da ikamet ettiği ve ...’ya hiç gitmediği,
benzer şekilde vekili aynı olan icra takibi ile diğer işçiler aleyhine icra takibi başlatıldığı, senet alacak miktarının kendi lehine hükmedilen alacak miktarını karşılayacak şekilde olduğu iddiası ile icra takibinin ve takibe dayanak senedin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıların Cevabının Özeti:
Davalılar vekilleri davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe :
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı ...’ın tüm, davalı şirketin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta; Davacının takibe konu senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemli açtığı davada, Mahkemece davanın kabulü ile davalılar aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72/5. maddesinde. "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir.
Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare: 6352 S.K.-02.07.2012/m.15) yüzde yirmisinden aşağı olamaz." düzenlemesini içermektedir. Anılan kanun hükmü uyarınca davalılar aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için öncelikle takipte taraf olmasının gözetilmesi, devamla icra takibinin haksız olmasının yanı sıra kötü niyetle yapılması şarttır.
Davaya konu icra takibinde taraf olmadığı halde davalı şirket hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi hatalı olup bozma sebebi ise de, açıklanan bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/26487, K. 2019/23493, 17 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama