KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2017/29628 E., 2020/6432 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2020
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının, 10.09.2012-15.06.2015 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde çalıştığını, müvekkiline yanlış iplik bobini kullanımı nedeniyle hakaret tehdit içeren, onur kırıcı kelimeler sarf edildiğini, yaşanan bu olay nedeniyle ... 3. Noterliği'nin 10.06.2015 tarih, 18670 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkilinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, ayrıca müvekkilinin Türkiye İş Kurumu ... İl Müdürlüğü'ne başvurduğunu, davacının işi bıraktığı zaman 1.100,00.-TL net ücret aldığını, işyerinden yol ve yardımı yapıldığını, asgari geçim indirimini almadığını, hiç yıllık izin kullanmadığını iddia ederek, kıdem tazminatı alacağı, ücret alacağı, asgari geçim indirimi alacağı ile yıllık izin ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu ve tanık beyanlarına göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Asgari geçim indirimi ücret niteliğinde bir alacak değildir. Çalışanların gelirinin asgari geçimini sağlayacak bölümünün gelirinden düşülerek vergi dışı bırakılmasıdır. Davacının hüküm altına alınan asgari geçim indirimi alacağına yasal faiz uygulanması gerekirken en yüksek banka mevduat faizi hükmedilmesi de hatalıdır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/29628, K. 2020/6432, 11 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama