KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2017/30021 E., 2020/8840 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; davacının emeklilik sebebi ile iş sözleşmesine son verdiğini belirterek kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalının Cevabının Özeti: Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Kıdem tazminatı faizinin başlangıç tarihi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.4857 sayılı İş Kanununun 120 maddesi hükmü uyarınca kıdem tazminatını düzenleyen 1475 sayılı yasanın 14. maddesi halen yürürlüktedir. Anılan 14. maddenin 11. fıkrası hükmüne göre kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir.
Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi halinde bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği 1475 sayılı Kanunun 14/11. maddesinde öngörülmüştür. O halde faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır. Bu noktada, iş sözleşmesinin ölüm ya da diğer nedenlerle son bulması faiz başlangıcını değiştirmez.
Ancak, yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için aylık veya toptan ödemeye hak kazanmış bulunduğunu ve kendisine aylık bağlanması veya toptan ödeme yapılması için yaşlılık sigortası bakımından bağlı bulunduğu kuruma veya sandığa müracaat etmiş olduğunu belgelemesi şarttır.Yukarıda belirtilen belgelendirme işlemi yapılmamışsa, işverence kıdem tazminatı olarak ilk taksitin ödendiği tarih bakiye kıdem tazminatı için de faiz başlangıcı olmalıdır.
Böyle bir taksit ödemesi de olmadığı durumlarda faiz başlangıcı, davanın açıldığı ya da icra takibinin başladığı tarihtir.
Dosya içeriğine göre; davacının emeklilik nedeni ile iş sözleşmesini feshettiğini ve kuruma başvurduğunu işverene belgelediği ispatlanamamıştır.
Bu halde faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerekirken fesih tarihi olması hatalı olup, bozma sebebi ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde “işten çıkış tarihi olan 01/03/2009 tarihinden itibaren” rakam ve sözcüklerinin çıkartılarak yerine “dava tarihinden itibaren” sözcüklerinin yazılmasına,
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/30021, K. 2020/8840, 6 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama