İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/30491 K.2020/7450

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya…

Esas2017/30491Karar2020/7450Tarih23 Haziran 2020Okuma6 dk · 1.183 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2017/30491 E., 2020/7450 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Haziran 2020
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Dava türü
ALACAK
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.183 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı İsteminin Özeti:

Davacı ... hastane vekili, hemşire olan davalı işçi ile yapılan iş sözleşmesinde; sözleşmenin taraflarından birinin pozitif hukuk kurallarında veya işbu sözleşmede öngörülen nedenler olmadan sözleşmeyi feshi halinde fesheden tarafın diğer tarafa 6.500,00TL tutarında cezai şartı herhangi bir ihtar ve ihbara gerek kalmadan nakten ve defaten ödemeyi taahhüt ettiğini, davalı işçinin haklı neden olmaksızın istifa ederek iş sözleşmesini feshetmesi üzerine sözleşmede kararlaştırılan 6.500,00 TL cezai şartın tahsili amacıyla davalı aleyine Düzce 3. İcra Müdürlüğünün 2013/2195 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine başvurulduğunu,

davalının borca itirazı üzerine icra takibin durdurulmasına karar verildiğini, borca itirazının haksız olduğunu belirterek itirazının iptali ile icra takibinin devamına ve % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili; davacı şirket ile 24.11.2012 tarihli sözleşme imzaladığını, ancak davacı şirketin işbu sözleşmeyi tek taraflı olarak düzenlediğini, sözleşmenin tarafı olarak sözleşme içeriğindeki maddeleri müzakere etme imkanı olmadığını, sözleşmenin çalışma şartlarını düzenleyen maddesinde haftalık çalışma saatinin net 45 saat, yemek ve çay molaları ile birlikte brüt 54 saat olduğunun düzenlendiğini, bu maddenin İş Kanununa aykırı olduğunu, davacı işverenin sözü geçen çay ve yemek molalarını düzenli olarak kullandırmadığını, yemek saatinde mola olmadığını, hızlı bir şekilde yemek yiyip İşin başına geçtiklerini,

aynca düzenli olarak çay molası da olmadığını, nöbet tuttukları zamanda haftalık çalışma süresinin 54 saati aştığını ve 70 saatin üzerine çıktığını, İş Kanununa göre haftalık 45 saatlik çalışma süresine çay ve yemek molalarının da dahil olduğunu, fazla çalışma bedelinin işveren tarafından ödenmesi gerektiğini, ancak işverenin 24.11.2012 tarihli sözleşmeye dayanarak fazla çalışma ücretlerini ödemediğini, bu durumun da sözleşmenin feshini düzenleyen madde gereğince fesih nedeni olduğunu, iş akdini fazla çalışma ücretleri ödenmediği için feshettiğini,

haklı fesih karşısında işverenin cezai şart talep etmesinin mümkün olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, davacı şirketin sağlık hizmetleri veren bir hastane işletmesi olduğu, davalının ise bu hastanede hemşire olarak görev yaptığı, davacı şirketin yaptığı iş gereği 7 gün 24 saat sağlık hizmeti sunduğu, davacı hastane işletmesi çalışma hayatına devam ettiği sürece sağlık hizmeti esnasında hemşire statüsündeki kişilerle çalışmaya mecbur olduğu, davacı ile davalı arasındaki sözleşmeye konu hemşirelik işinin davacı yönünden belirli süreli bir iş olmadığı gibi belli bir işin tamamlanması veya objektif koşullara bağlı olarak belirli bir olgunun ortaya çıkmasına yönelik bir iş de olmadığı,

iş akdinin belirli süreli olarak yapılmasını gerektirecek 4857 sayılı İş Kanunu'nun 11. maddesinde aranan koşulların bulunmadığı, tarafların belirsiz süreli olması gereken bir sözleşmeyi belirli süreli olarak düzenlemeleri konusunda yasal sınırlama gereği sözleşme serbestisi bulunmadığı, bu nedenle dava konusu sözleşmenin de belirli süreli olarak akdedilmiş olmasına rağmen baştan itibaren belirsiz süreli iş sözleşmesi olarak sayılması gerektiği, belirsiz süreli iş sözleşmelerinde ise cezai şart düzenlenemeyeceği ve cezai şarta ilişkin hükmün geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir.

Temyiz: Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Gerekçe: 1-İş sözleşmesinde kararlaştırılan cezai şartın koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Cezai şart öğretide, mevcut borcun ifa edilmemesi veya eksik ifası halinde ödenmesi gereken mali değeri haiz ayrı bir edim olarak tanımlanmıştır. (...: Türk Hukukunda Cezai Şart, ... )

Cezai şart, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179-182. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, İş Kanunlarında konuya dair bir hükme yer verilmemiştir. İş hukuku açısından Türk Borçlar Kanununun söz konusu hükümleri uygulanmakla birlikte, Dairemizce bazı yönlerden İş hukukuna özgü çözümler üretilmiştir.

İş hukukunda “İşçi Yararına Yorum İlkesi”nin bir sonucu olarak sadece işçi aleyhine yükümlülük öngören cezai şart hükümleri geçersiz sayılmış ve bu yönde yerleşmiş içtihatlar öğretide de benimsenmiştir. Hizmet sözleşmeleri açısından cezai şartla ilgili olarak 818 sayılı Yasada açık bir hüküm bulunmaz iken, Dairemizin uygulamasına paralel olarak.

1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 420. maddesi “Hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir.” hükmünü getirmiştir. Bu itibarla hizmet sözleşmelerine işçi aleyhine konulan cezai şartlar geçersiz, işçi lehine konulan cezai şartlar ise geçerli kabul edilmelidir.

Cezai şartın işçi ve işveren hakkında ve iki taraflı olarak düzenlenmesi gereği, işçi aleyhine kararlaştırılan cezai şartın işveren aleyhine kararlaştırılandan daha fazla olmaması sonucunu da ortaya koymaktadır. Başka bir anlatımla işçi aleyhine olarak belirlenen cezai şartın, koşulları ve ceza miktarı bakımından işverenin sorumluluğunu aşması düşünülemez. İki taraflı cezai şartta işçi aleyhine bir eşitsizlik durumunda, cezai şart hükmü tümden geçersiz olmamakla birlikte, işçinin yükümlülüğü işverenin sorumlu olduğu miktarı ve halleri aşamaz.

İşçiye verilen eğitim karşılığı belli bir süre çalışması koşuluna bağlı olarak kararlaştırılan cezai şart tek taraflı olarak değerlendirilemez. İşçiye verilen eğitim bedeli kadar cezai şartın karşılığı bulunmakla eğitim karşılığı cezai şart hükmü belirtilen ölçüler içinde geçerlidir.

Gerek belirli gerekse belirsiz iş sözleşmelerinde, cezai şart içeren hükümler, karşılıklılık prensibinin bulunması halinde kural olarak geçerlidir. Ancak, sözleşmenin süresinden önce feshi koşuluna bağlı cezai şartın geçerli olabilmesi için, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin belirli süreli olması zorunludur. Bu kural yönünden Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 08.03.2019 tarihli 2017/10 esas 2019/1 karar sayılı kararı ile belirli süreli olarak yapılmış ancak objektif şartları taşımadığı için belirsiz süreli kabul edilen iş sözleşmesinde kararlaştırılan "süreden önce haksız feshe bağlı cezai şart hükmünün geçerli olduğuna" hüküm kurulduğundan, artık sözleşmenin belirli süreli ve belirsiz süreli olmasının cezai şartın geçerliliğine etkisi bulunmamaktadır .

Türk Borçlar Kanunu'nun 182/son maddesinde ise fahiş cezai şartın hâkim tarafından tenkis edilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. İş hukuku uygulamasında işçi aleyhine cezai şart düzenlemeleri bakımından konunun önemi bir kat daha artmaktadır. Şart ve ceza arasındaki ilişki gözetilerek, işçinin iktisadi açıdan mahvına neden olmayacak çözümlere gidilmelidir. İşçinin belli bir süre çalışması şartına bağlanan cezalardan, sözleşme kapsamında çalışılan ve çalışması gereken sürelere göre oran kurularak indirime gidilmelidir. Ancak sadece süre oranlamasına göre indirim yapılması yeterli değildir.

Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar davalı ... hastanede hemşire olarak çalışan davacının yaptığı işin belirli süreli sayılması için objektif koşulları haiz olmadığı anlaşılmaktaysa da, yukarıda belirtilen Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 08.03.2019 tarihli 2017/10 esas 2019/1 karar sayılı kararı gereğince; salt bu nedenle sözleşmeyi belirsiz süreli kabul ederek cezai şart hükmünü geçersiz saymak mümkün değildir.

Ancak, sözleşmenin 7. maddesinde; cezai şart ödenmesini taraflarından birinin, pozitif hukuk kurallarında veya iş bu sözleşmede öngörülen nedenler olmadan sözleşmeyi feshetmesi ya da feshe sebebiyet vermesi koşuluna bağlamış olduğundan ve davalı işçinin ise iş akdini fesih gerekçesini davalının kanununlarda ve sözleşmede belirtilen çalışma koşullarına aykırı hareket etmesini göstermiş olduğundan, davacının iş akdinin fesih bildiriminde belirtmiş olduğu üzere davalının çalışma koşullarına aykırılık teşkil eden uygulamalarının bulunup bulunmadığı,

dolayısıyla feshin haklı nedene dayalı olup olmadığı hususunun irdelenip değerlendirilmesi ve neticesine göre; feshin haklı nedenle yapıldığının kabul edilmesi halinde şimdiki gibi, aksi halde ise.

Türk Borçlar Kanunu'nun 182/son maddesi düzenlemesi gereği şart ve ceza arasındaki ilişki gözetilerek işçinin iktisadi açıdan zor duruma düşmesine neden olmayacak çözümlere gidilmesi gerektiği kabul edildiğinden, sözleşme kapsamında çalışılan ve çalışılması gereken sürelere göre oran kurulması, davacı işçinin ücret miktarı dikkate alınması ve makul oranda bir indirim uygulanması gibi hususlar gözetilerek, yeniden bir hüküm kurulması gerekmektedir.

Mahkemece isabetli bulunmayan gerekçeye dayalı yazılı şekilde verilen karar hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 23.06.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/30491, K. 2020/7450, 23 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/30491
Karar No
2020/7450
Tarih
23 Haziran 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/30492 K.2020/6833
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/30493 K.2020/7159
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/30494 K.2020/7525
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/30497 K.2020/6729
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/30499 K.2020/7151
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/30501 K.2020/6827

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.