KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/30661 E., 2017/9131 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- İŞE İADE
Karar Metni
558 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı ile davalı arasındaki dava hakkında .... İş Mahkemesinden verilen 10.12.2015 tarihli ve 2014/260 esas, 2015/1340 sayılı kararı, davalı avukatının temyizi üzerine Dairemizce 27.04.2016 tarihli ve 2016/10507 esas, 2016/12569 sayılı ilamı ile hükmün BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA ve davanın reddine karar verilmiş, davalı vekili kararın maddi hataya dayandığı gerekçesiyle ortadan kaldırılması isteğinde bulunmuştur.
Maddi hatanın giderilmesi isteğini içeren dilekçe ve ekleri incelendi.
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 esas, 1959/5 karar, ve 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 esas, 1960/9 sayılı kararlarında açıklandığı üzere Yargıtayca maddi hata sonucu verilen bir karara mahkemece uyulmasına karar verilmesi halinde dahi usulü kazanılmış hak oluşmaz ve Yargıtay’ın hatalı bozma kararından dönülmesi mümkündür.
Dosya kapsamına göre, Dairemizce davanın reddine karar verilmesine rağmen vekalet ücretinin ve yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm kurulduğu anlaşılmış olup, Dairemizin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının maddi hataya dayanması sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verildi.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, fesih gerekçesine gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkil ile... firması yetkilileri arasında şahsi arkadaşlık şeklinde bir ilişki mevcut olup şirkete ekonomik etkisi olmasının mümkün olmadığını beyan etmiş ve iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğinin tespitine, müvekkilinin işe iadesine, işe başvurması halinde 4 aylık ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsiline işe başlatılmaması halinde ödemesi gereken tazminatın 8 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının, müvekkil şirkete gelen müşterileri müvekkil şirket yerine tedarikçi firmalara yönlendirdiği, bu durumdan komisyon aldığının tespit edildiğini feshin bu sebeple haklı nedene dayandığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davalı işverenin derhal fesih hakkını 6 iş günü içerisinde kullanmadığı, feshin geçersiz olduğu, tanık beyanlarına göre davacının ... firması ile olan ilişkisinin davalı işyerinde çalışmasından önce de mevcut olduğu, ... firması sahibi ile arasındaki şahsi borç ilişkisinin davalı şirketi etkilemediği, davacının davalı şirketi zarara uğrattığına ilişkin inandırıcı ve kesin bir delil olmadığı gerekçesiyle iş akdinin haksız feshedildiğinin kabulü ile davacının işe iadesine, işe başvurması halinde en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, işe başlatılmaması halinde ödemesi gereken tazminatın 4 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine karar vermiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18 ve devamı maddeleridir.
Davacının eylemlerinin iş akdinin haklı nedenle feshini gerektirir, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar olduğu kanıtlanamasada taraflar arasındaki güven ilişkisini zedelediği dosya kapsamında da anlaşılmakta olup yapılan feshin geçerli nedene dayandığının kabülü ile açılan işe iade davasının reddi gerekir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/30661, K. 2017/9131, 19 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama