KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/31879 E., 2017/10697 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin 04.07.2011-03.02.2016 tarihleri arasında davalı işveren ... Turizm Taşımacılık ve Ticaret Ltd.
Şti. tarafından haksız feshine kadar çalıştığını, müvekkilinin işe giriş tarihinden iş akdinin feshi tarihine kadar çalışmış olduğu davalı işveren tarafından kendisine yüklenilen görev ve sorumluluklarının bilincinde ve iş disiplininin gerektirdiği özeni göstererek işini ifa ettiğini, davalı işverence iş akdinin haksız ve gerçek dışı nedenlerle feshedildiğini, müvekkilinin iş akdinin sendikal nedenlerle feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğinin tespiti ile müvekkilinin işe iadesini, çalışmadığı süreler için 4 aylık brüt ücret ve diğer tüm hak ve alacaklarının davalıdan tahsilini,
sendikal nedenle fesih sebebi ile yirmi dört aylık maaş tutarından az olmamak üzere sendikal tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının sendikalı olduğunun müvekkili tarafından bilinmediğini, müvekkilinin davacıyı çıkarıp yerine başka bir personel almadığını, haklı nedene dayanmadan personel çıkarmanın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafın feshin sendikal nedene dayandığını ispata yükümlü olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, fesih için geçerli bir sebebin varlığının davalı işverence ispatlanmadığı,tanık beyanlarından ve dosya kapsamından fesih sebebinin sendikal nedene dayandığı anlaşıldığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine , çalıştırılmadığı süre içinde en çok 4 aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklarının, işe başlatılmama halinde ise 4 aylık brüt ücreti tutarında işe başlatmama tazminatının davalıdan alınıp davacıya ödenmesi gerektiğinin tesbitine karar verilmiştir.
Hüküm taraflar vekillerince süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanmak için otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde çalışmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan sayısı bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. İşçi sayısına ilişkin bu hüküm nispi emredici olduğundan, daha az işçi sayısını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir.
Otuz işçi sayısının belirlenmesinde fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih itibariyle belirli-belirsiz süreli, tam-kısmi süreli, daimi-mevsimlik sözleşmelerle çalışan tüm işçiler dikkate alınır.
Somut olayda, fesih tarihinde davalı bünyesinde 23 işçinin çalıştığı anlaşılmakta olup davalı şirketin aynı işkolundaki işçi sayısının otuzdan fazla olduğu usulüne uygun şekilde ispatlanamamıştır. Bu nedenle davacının iş güvencesi hükümlerinden faydalandığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi hatalı olmuştur.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/31879, K. 2017/10697, 9 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama