KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/32706 E., 2017/14704 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- İŞE İADE
Karar Metni
851 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli bir neden olmadan ve esasında sendikal nedenle işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, sendikal tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini talep etmiştir. Davalıların Cevaplarının Özeti: Davalı feshin geçerli nedene dayandığını ve sendikal neden bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, iş akdinin sendikal nedenle feshedilip feshedilmediğinin araştırılmasına yönelik bozma ilamına uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda, davacının fesih tarihinde sendika üyesi olduğu, ...
Sendikasının, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın yazısıyla çoğunluk sendikası olduğunun tespit edildiği, işverenin yetki tespitine itiraz davası açtığı, iş bu davanın da reddedildiği ve davalı işyerinde toplu sözleşme sürecinin başladığı, bu sürecin başlamasından sonra davalı işyerinde çalışan sendika üyesi olan işçilerden 45 işçinin sendikadan istifa ettiği, istifa eden bu işçilerden bir kısmının halen davalı işyerinde çalışmaya devam ettiği, iş akdi işveren tarafından feshedilen ve kendi isteği ile iş akdini sona erdiren işçilerin çoğunluğunun sendika üyesi olduğu,
yetki tespit tarihinde bildirilen işçi sayısı ile son bildirilen işçi sayısı arasında kayda değer bir fark bulunduğu, davacının iş akdinin fesih tarihinden sonra işe alınan işçiler arsında sendikaya üye olan işçi bulunmadığı, davacının iş akdinin fesih tarihinden sonra sendikaya üye olan işçi bulunmadığı, yetki tespiti sonrasında sendika üyesi işçi sayısının iş akdi sona erdirilmek suretiyle her geçen gün azaltıldığı ve sendika üyesi bir kısım işçinin sendika üyeliğinden istifa etmesi ile birlikte davalı işyerindeki sendikalı üye işçi sayısının daha da azalmış olduğu, yine davalı işverenin yetki tespitine itiraz davası açtığı, ...
2.İş Mahkemesi'nin 2014/264 esas, 2014/552 karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiği, iş bu ilamın Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2015/3126 esas, 2015/6377 karar sayılı ilamı ile onandığı, davalı işverenin işyerindeki sendikal faaliyetleri engellemeye çalıştığını açıkça ortaya koyduğu,
grev oylaması neticesinde sendikanın yetkiyi kaybetmiş olduğu bu nedenlerle iş akdinin sendikal nedenle feshedildiği gerekçesiyle sendikal tazminatın hüküm altına alınması gerektiği belirlenerek işe iade ve boşta geçen süre yönünden verilen kararın ise bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden bahisle bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Dosya içeriği, dosya kapsamına uygun mahkeme gerekçesi ve aynı mahiyetteki dava dosyasında feshin sendikal nedene dayandığı yönündeki mahkeme kararının Dairemizce onandığı (Dairemizin 2017/9613 esas) dikkate alındığında Mahkemece feshin sendikal nedene dayandığının kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalının temyiz itirazları yerinde bulunmamıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesi uyarınca hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu - 2007/14-778 esas, 2007/611 karar sayılı ilamı).
Somut olayda, bozma sonrası Mahkemece davacının işe iade ve boşta geçen süre ücretine ilişkin talepleri hakkında Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.02.2012 tarih, 2012/13-747 esas, 2012/84 karar sayılı ilamında ve Dairemizin emsal kararlarında belirtildiği gibi, Yargıtayca bozulan karar, sonraki kararın eki niteliğinde değildir. Bozma ile birlikte önceki hüküm ortadan kalkarak hukukî geçerliliğini yitirir. Mahkemece bozulan karara atıf yapılarak yeni hüküm oluşturulamaz. Bozmadan önceki ve bozmadan sonraki kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 297. maddeye uygun olmalıdır.
Mahkemece yukarıdaki kanuni düzenlemeler ve ilkeler dikkate alınmaksızın, bozma nedeni yapılmayan konuda “karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm oluşturulması hatalı olup bu talepler hakkında bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiği gözetilerek yeniden hüküm kurulması gerekmektedir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/32706, K. 2017/14704, 19 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama